küçük efendim

Teyzemin berrak adında 16 yaşında bir kızı vardı. Onun kölesi olabileceğimi hiç düşünmemiştim. Ama artık onunda kölesiyim. Bu köleliğim ise şöyle başladı. Teyzemler bir gün bize gelmişlerdi. Annemlerle dışarı çıkacaklardı ve bende evde olduğumdan Berrak’ı bana bırakmışlardı. Ben sırtım ağrıyordu ve yere uzanmıştım. Berrak hemen yanımda koltukta oturuyor ve konuşuyorduk. Bir ara berrak mutfağa bir şey almaya gidecek oldu. Geçerken karnıma basıp geçti. Ben hiçbir şey demedim. Tahrikte olmuştum. Berrak dönüşte tekrar karnıma basarak geçip oturdu. Fakat bu onunda hoşuna gitmişti. Çünkü az sonra tekrar bir şeyler almaya gider gibi yapıp karnıma basıp geçti. Ben buna hiçbir şey demiyordum. Dönüşte bu kez karnıma bastı fakat geçmedi. İki ayağıyla zar zor dengesini sağlayarak üzerimde duruyordu. Bana baktı ben hiçbir tepki vermedim yine. Bunun üzerine o göğsüme geçti ve sağ ayağını kaldırıp “yüzüne basayım mı” dedi gülerek. Ben yine tepkisiz kaldım. O ise “basarım bak” diyordu. Dediğini yaptı ve ayağını önce yüzüme değdirip çekti. Bir tepki vermediğimi görünce bu defa ayağını iyice yüzüme yerleştirdi ve yüzümün her yerinde gezdirmeye başladı. Yüzümün her yerine ayaklarını sürtüyordu. Gittikçe daha sert bastırıyordu. Nihayet ayaklarının altında tüm gücüyle ezmeye başladı. Bir süre böylece devam ettikten sonra ben ağzımı biraz fazlaca açtım. Ağzıma sokmasını çok istiyordum. Ve az sonra istediğim olacaktı. Berrak ayağını yavaş yavaş ağzımın üzerine getiriyordu. “Ağzına sokayım mı” dediğinde içimi sevinç kapladı fakat yine tepkisiz kaldım. O ise yine önce korkarak ağzıma sokup çıkardı. Ardından da ayağını sokabildiği kadar ağzıma soktu. Bir yandan da “yala yala” diye söylenmeye başlayınca acayip tahrik oldum ve dayanamayıp bileğinden yakaladım. O ise çok korktu ve düştü. Ama ben ayağını bırakmıyordum. Sokabildiğim kadar ağzıma sokup yalıyordum. Berrak bir yandan ağlarken bir yandan da ayağını bırakmam için diğer ayağıyla yüzümü tekmeliyordu. Çok korktuğu belliydi. Fakat ben bırakmıyor ayağını sürekli yalıyor dilimi oynattığı parmaklarının çevresinde gezdiriyordum. Nihayet 4-5 dakika sonra bıraktım. Berrak hala ağlıyordu. Ben yine hareketsiz kaldım.4-5 dakika benden uzakta kaldıktan sonra yine yanıma geldi. Bu kez ağlamasının acısını çıkartacaktı. İlk yaptığı suratıma sert bir tekme atıp kaçmak oldu. Canım yanmıştı. Bir tepki vermediğimi görünce yine yanıma yaklaştı ve yüzüme ard arda tekmeler atmaya başladı. Sonunda burnum kanamıştı. Fakat ben yine hareket etmiyordum. Yine ağzımı açtım ayağını sokması için fakat o gelip eğildi ve ağzıma tükürüp kaçtı. Tepki vermeyince yine gelip ard arda ağzıma tükürdü. Sonra girişe yöneldi. Ben ne yapacak diye beklerken ayakkabılarını aldı ve yanıma gelip göğsüme oturdu. Sonrada ayakkabılarının birini ağzıma sokup arkasından bastırmaya başladı. Sanki ayakkabılarını yedirmeye çalışıyordu. Bu sırada da yala yala diye bağırıyordu. İki ayakkabısını da uzun süre ağzıma sokup çıkardıktan sonra üzerimden kalktı.Bende doğruldum ve berrak’a bu olanları kimseye anlatmazsa istediği zaman onun ayaklarını öpüp kölesi olacağımı söyledim. Oda kabul etti. Fakat ayaklarını öpmemi istedi. Bende zevkle eğilip ayaklarını öptüm ardından da ayakkabılarını elime alıp bir güzel yaladım. O gün belki de en küçük efendinin kölesi olmuştum. O günden beridir de berrak bize geldikçe ayaklarını öpmeyi ve onun emirlerini yerine getirmeyi sürdürüyorum. Şu anda berrak 16 yaşında ve liseli harika bir kız. Tabi ki hizmetimi onun emriyle onun arkadaşlarına da sürdürüyorum

artık bir efendim var 3

Evdeki bilgisayar artık benim aracılığımla efendime hizmet veriyordu, fetish sitelere giriyor, hikayeler okuyor, resimlere bakıyor ve klipler indirip izliyordu,başlangıçta bilgisayarı pek iyi kulanamadığı için ben ona yardımcı oluyordum ama kısa süre içinde bilgisayarla ilgili çoğu şeyi öğrenip işlerini kendisi halletmeye başladı..O yaz, yaz okuluna kalmam gerekmişti ve haftada 2 gün ve tabii ki efendimin özel izniyle okula gidiyordum, diğer günler ise onun hizmetindeydim…Efendimin annesi iyi bir iş kadınıydı, bu sebeple kızını teyzeme bırakıyor ve onunla fazla ilgilenemiyordu, mümkün olsa onun da kölesi olmak isterdim..Teyzem ise fizik tedavi görüyordu,bu sebeple haftanın 4 günü evde olmuyordu, sadece Pazar günü hep beraber evde oluyorduk ve o günü efendim doğal olarak pek sevmiyordu.Eskiden olsa efendim benimle kalmayı hiç istemez teyzemle gitmek isterdi ama beni köpeği yaptığı andan itibaren her fırsatta benimle yalnız kalmaya çalışıyordu, tabii ki teyzemin fizik tedavi olayında da evde benimle kalmak konusunda ısrar etti ve kazandı. İlk zamanlar sadece ayaklarını ve ayakkabılarını yalatmakla yetinen efendim internet ile birlikte hızlı bir gelişim sürecine girmişti, her şeyi öğreniyordu, ben de bu durumdan çekindiğim ve sadistlik duygularının coşacağından korktuğum için ona her zamankinden daha fazla itaat etmeye başlamıştım, sürekli ayaklarıyla ilgileniyor, ona yeni çorap ve ojeler alıyor, ayak bakımını hiç aksatmıyordum…Ama sonunda gelişim süreci kendini gösterdi ve artık bu tür kölelik yapmamdan hoşlanmadığını ve komple bir köle ve köpek olmam ve hayatımı ona adamam gerektiğini belirtti. Tabii ki ben bu sözlerden pek bir şey anlamıştım ama kısa süre içinde ne demek istediğini çok iyi anlayacaktım… Öncelikle ona kölelik edebilmemin benim için büyük bir şeref olduğunu söyledi ve bunu yapmaya devam edebilmek için ona para ödemem gerektiğini söyledi. Bu durum beni şaşırtmıştı fakat yapabileceğim bir şey yoktu, zira bütün ipler onun elindeydi, zaten ne dese yapmak zorundaydım…Sonuçta bana bu konuda uygulamalı eğitim verdiğini ve eğitim için nasıl okula para ödüyorsam kendisine de para ödemem gerektiğini söyledi ve başlangıçta haftalık 10 milyon TL ödeyeceğimi ve bu ücretle oynama hakkının kendisinde olduğunu belirtti, dahası bana şartları inanılmaz derecede ağır olan bir sözleşme hazırlattı, sözleşmenin ana fikri; “onun her şartta benden üstün olduğu, benim onun kölesi ve köpeği olduğum, dediklerini yapmadığım taktirde tarafından cezalandırılacağım, verdiği kararlar konusunda hesap vermek zorunda olmadığı v..s ” şeklinde maddelerden oluşuyordu, sonuç olarak bu anlaşmayı imzaladık, fotokopilerini çektirip çoğalttık ve beni tam olarak boyunduruğu altına altı…Nitekim,elinde kölelik fotoğraflarımın yanı sıra bir de sözleşme olmuştu, ayrıca aramızda yaşananlar da cabasıydı, ona kesinlikle itiraz edemezdim… O gece herkes uyuduktan sonra başucuna gelip diz çökmemi ve geceyi tabanlarını koklayarak geçirmemi istedi, zaten beni ezdiği ilk günden itibaren beni geceleri kullanılmış çoraplarını yastığıma koyup yatırıyordu, böylece ona itaat duygumun güçleneceğini ve ayak kokusunu çok daha çabuk ve iyi öğreneceğimi düşünüyordu, haklıydı da artık ona itaat etmeyi görev kabul ediyordum ve ayaklarının kokusunu ezberlemiştim…Fakat “komple kölelik” sözü kafamı karıştırmıyor değildi, ne demek istemişti ki? Aslında aklımdan geçenler vardı, bana kırbaç, mum, strapon, bondage gibi daha büyük işkenceler hazırladığını düşünüyordum, öte yandan geçenlerde internette golden shower fotoğraflarına baktığını görmüştüm, acaba üzerimde bunları uygulamayı mı düşünüyordu? İçlerinde en korktuğum strapondu, ağzıma sıçılması da hoşuma gitmezdi ama onu bile strapona tercih ederdim…Sabah uyandığında hemen ayaklarına kapanarak günaydın öpücüğü verdim, bugün benim için çok yoğun bir gün olacağını söyledi ve gidip orta boy şeffaf bir huni bulmamı emretti.Huni ile ne yapacağını az çok anlamıştım, evde huni bulamadım ve dışarı çıkıp 15 dk. İçinde elimde şeffaf bir huniyle geri döndüm. Hala yatağında yatıyordu,ben gelince diz çökmemi emretti, kendisi yatağın orta tarafının kenar kısmına oturdu, gözümün önünde pijamasını çıkardı, üzerinde sadece kilotu vardı artık, onu da çıkardı, huniyi ağzıma dayadı ve geniş tarafını amının altına gelecek şekilde ayarlayarak işemeye başladı, yaklaşık bir dakika işedikten sonra çişinin huniden ağzıma gidişini zevkle izledi, sonunda çişini de içmiştim, huni boşaldıktan sonra geniş tarafını yalayarak temizlememi emretti, böylece çişinin tek zerresi bile boşa gitmemiş oluyordu…Ben kahvaltı hazırlamak üzere doğrulmuştum ki, yeniden yatmamı söyledi, bugün önce benim kahvaltı etmemi istediğini söyledi, ağzımın üzerine oturdu ve kıçını yalamamı emretti, bir süre yaladıktan sonra ağzımı sonuna kadar açtırdı ve poposunu ağzımdan birkaç santim yükseğe kaldırarak pozisyonunu aldı, ağzıma sıçıyordu, ağzıma bir parça bırakıyor sonra da onu yutmamı zevk ve gururla izliyordu, ağzıma 6 parça bıraktı, hepsini yuttuktan sonra ağzımı yıkamam izin verdi, daha sonra kıçını yalayarak temizlememi emretti; temizliği iyi yapmam gerektiğini eğer kilotunda leke görürse benim için hiç de iyi olmayacağını söyledi ve bundan böyle tuvalet kağıdı kullanmayacağını, bu iş için beni görevlendirdiğini ekledi.. Afiyet olsun diyerek üzerimden kalktı ve kendisine kahvaltı hazırlamamı emretti.. Bundan böyle beni tuvaleti olarak kullanacağını ve kesinlikle tuvalete gitmeyeceğini söyledi, bu da günde 3-4 kez ağzıma sıçılması anlamına geliyordu! Efendimin ağzıma sıçması beni ona daha da bağlamıştı, üzerimde ağzıma sıçarken gördüğüm yüz ifadesi çok gururluydu, artık büyüklüğünü tam anlamıyla kabul etmiştim, her haliyle benden üstündü…