sek.hikayelerı

“ben istanbuldan 38 yaşında bir erkeğim sekse çok düşkün bir erkeğim konu ettiğim kızım evli idi bir cocuğu var dışarıda uzak bir ilde görevli idiler trafik kazası sonucu damadım ölmüştü kızım dul kalmıştı 1 yaşında cocuğu ile ben yanlarına gittim orada duruyodum hanımda diğer cocuklarla memlekette idi uzak olduna gidip gelimiyodu.6 ay geçmişti ben artık usanmıştım duramıyodum am arıyodum çok özlemiştim am sikmeyi.kızımd a öyledi artık oda acılıp saçılmıştı kocasını çoktan unutmuş bu sitelerli okuyordu bende okumaya başladım ondan gördüm birbirimizden fazla cekinmiyoduk artık.cocuğu emzirmeye başlıyordu cocuk biraz nazlı emiyor emmiyordu memeleri şişmişti sütten benden saklamıyordu em em diyordu emmeyincede yere sağmıya başlıyodu ağrımasın diye bende dedimmki yere sağma emmesini sağla ana sütü cok yararlıdır dedim .emmeyince ben ne yapayım emmiyo işteçok yaralı ise sen em madem demezmi bana.bende tamam dedim yanına gittim başladım emmeye sırt üstü yatırdım 2 sinide açtım taş olmuşlardı emiyordum sütlerinide yutuyodum emdikçe başladı inlemeye ah ah em em diyordu iş artık çığırından çıkmıştı elimide gezdirmeye başladım esas yere geldim avuçladım sular içinde kalmıştı daha çok inlemeye başladı yarağımda olmuştu kazma sapı gibi.artık bunu tam soydum yalamaya başladım inliyordu hadi hadi sok sok yalvarmaya başladı sok dedikçe ghoşuma gidiyordu yarağı amının tepesine koydum bakıyordu artık nasıl oturacak diye sok sok derken amına yerleştirdim oturmuştu yarak artık köküne kadar amını üzerine yattım içinden hiç çıkarmadan vucudumla yukarı aşrı yapıyordum yaptıkca yarak içnde kafa kaldırdına deliriyordu ve 2 mizde gelmeye başladık ellerini belimden bir kilitledi hadi bastır hadi hadi bastır aynı şekil yarak içinden santim çıkmadı salamdı elleri kilitli idi belimde öyle geldik içine fışkırdıkça hopluyordu ah ah diye diye geldi ben koktum gebe falan kalmıştır diye ama kızım bu işe daha önceden hazırlanmış olmalıki hap yutmaya başlamıştı.bu olay 1 yıl devam etti zaten 2.3 defadan sonra bu işe alışıyorsunuz yabancılık olmuyo karı koca gibi oluyor deliler gibi sikişiyorduk sabahlara kadar sonra birisi ile evlendi ler başka bir yere gittiler.”

neslihanın kölesi 1

Geçen yaz komşumuz Neslihan yeni bir bilgisayar almıştı. Bilgisayarı kullanmaya yeni başladığı için bana sürekli sorular soruyordu. O zaman o 17, ben de 16 yaşındaydım. Neslihan’ın babası 5 yıl önce ölmüştü annesi Hülya hanımla beraber yaşıyordu. Bir gün bilgisayarında olan bir ağrızayı düzeltmem için beni çağırdı annesi çalıştığı için evde değildi. Eve girip bilgisayarın başına oturdum öyle büyük bir sorun değildi kısa sürede halledebileceğimi söyledim o sırada kapı çaldı gelen Neslihan’ın bir arkadaşıydı onunla biraz muhabbet edeceğini söyledi ve benden o sırada arızayı gidermemi istedi. Arızayı giderdikten sonra öylesine dosyaları açıyordum canım sıkılmıştı. Sonra aklıma internet bağlantısı geldi benim bağlantım bitmişti. İnternete girip biraz surf yapmaya karar verdim. Her zaman ki gibi kendime hakim olamayıp ayak fetişi sitelerine girmiştim ki kapını açıldığını duydum hemen pencereyi kapattım. Neslihan bunu görmemişti en azından ben öyle sanıyordum çünkü çok normal davranıyordu. Onun historiyi açamayacağını düşünerek işim biti diyip evden ayrıldım. Ertesi gün Neslihan beni yine çağırdı internete bağlanamadığını söyledi. Odasına girdim bana -Sen masanın altına girip kablolara bak bende bilgisayardan halletmeye çalışacağım dedi Masanın altına girdim bir anda hiç beklemediğim bir şey yaptı sandalyeye oturdu ve bacak bacak üstüne attı Terlikleri yüzümün dibine gelmişti böyle bir durumda kablolara bakmam imkansızdı bana “yaptın mı?” diye sordu.”daha uğraşıyorum” dedim ayaklarına bakarak ve o sırada terliğini parmak ucuna getirip sallamaya başladı. Bu görüntü karşısında çıldırıyordum. Terliği çeneme deyince daha fazla dayanamaz hale gelmiştim ama o sırada o bana baktı hemen kafamı çevirdim. ”ben su içip geliyorum “dedi ve dışarıya çıktı. Bilgisayara baktığımda telefon kablosunu çıktığını gördüm onu yerine takıp dışarı çıktım ekrana baktığımda şok olmuştum bir resim açıktı bir kadın koltuğa oturmuş ayaklarını bir adama yalatıyordu. Bu bir gün önce baktığım resmilerden biriydi hemen pencereyi kapattım arkadan başka bir resim çıktı dona kalmıştım hızlı davranmıyordum çünkü elim titriyordu. Her kapattığım resmin arkasından bir yenisi çıkıyordu .Tam o anda kapı açıldı Neslihan yüzünde tebessümle bana bakıyordu. “Hiç kapatmaya uğraşma!bütün resimleri tek tek inceledim ve ilgimi çektiği için bir de siteleri gezip araştırma yaptım. Bir kız olarak çok hoşuma gitti bunlar. Ve seni de bugün bunun için buraya çağırdım” Konuşamıyordum Yüzüme bakarak bir kahkaha attı “zavallı yaratık,ama korkma kimseye bir şey söylemeyeceğim Tabi dediklerimi yaparsan.” Yavaş yavaş kendime gelmeye başladım şaşkındım ,üzgündüm fetişim ortaya çıkmıştı. Sandalyeden kalktım o sırada o yatağına oturdu “evet mahalledeki herkesin ailenin ve arkadaşlarının bu durum öğrenmemesi için bir şey yapman gerekecek bu resmilerdeki şeyleri bana yapacaksın .Kısacası sen benim kölem olacaksın ve ben senin efendin!” “Eğer kabul ediyorsan önümde yere yatıp yüzüme bakıp”emrinizdeyim efendim” de! Ve terliğimin altını yalamaya başla!” düşündüm bana çok uzun gibi gelen bir zamandı arkadaşlarımı benimle dalga geçmelerini benimle kimsenin konuşmayacağını düşündüm sonra ailem ne diyecekti? Uzun gibi görünen bu süreden sonra kararımı verdim ve önünde yere uzanıp ona baktım gülüyordu kısık sesle “emrinizdeyim efendim” dedim ve terliğine elimi uzattım o terliğini çekti “ne dedin duyamadım?” “Emrinizdeyim efendim!” diye yüksek sesle konuştum. terliğini suratıma doğru indirdi ve “Yala köle bir köpek gibi yala!” dedi. Yalamaya başladım önce tedirgin olarak dilimin ucunu deydirdim Ama o daha fazlasını istiyordu terliğini dilime bastırmaya başladı ve bende dilimi daha fazla çıkarmak zorunda kaldım terliğinin altını temizliyordum toz tadı geliyordu ağzıma. Bir süre sonra terliğini kaldırdı altını tertemiz olduğunu gördüm. Kahkaha atmaya başladı. terliğinin altına bakarak “çok iyi köle iyi bir başlangıç devam et “dedi ve diğer terliğini uzattı ben tekrar yalamaya başladım o sırada kahkahalar atıyordu bana: ne iğrençsin,pislik herif ,arkadaşların seni böyle görseydi çok gülerdi, seni ayak yalayıcısı, terliğimin tozu gibi laflar ediyordu. Terliğini yalamayı bitirdiğimde terliklerini çıkartıp çoraplı ayaklarını uzattı ve her iki ayağını da 30 sn ye koklayıp teşekkür ederek onları öpmemi istedi. Her ikisini de kokladım ve “bana ayaklarınızı koklattığınız için teşekkür ederim efendim” diyerek onları öptüm. “bundan sonra sen benim kölemsin, ayak kölem ben ne zaman en istersem onu yapacaksın .Ben bisiklete binmeye gidiyorum dolabımdaki ayakkabılarımı çıkartıp kapının önüne koy ve onları tertemiz yap döndüğümde seni onları yalarken görmek istiyorum”

evli gay hikayeleri

182 boyunda, 71 kilo, oldukça yakışıklı, temiz ve bakımlı pasif gayim. Oldum olası ayak fetişim vardır. Bu fetişimi zaman zaman resimlere bakarak zaman zaman da hayal kurarak tatmin etmeye çalışıyorum. Sürekli yakışıklı, temiz, saygılı, kaliteli, eğitimli, görgülü ve güzel ayaklarına değişik renkte çorap giyecek ve o ayaklarını bana yalatıp beni ayak kölesi yapacak bir erkeğin hayallerini kurardım. Çalıştığım şirketteki müdürüm işte tam öyle bir erkekti. Muhteşem bir fiziği ve çok yakışıklı bir yüzü vardı. En önemlisi de giydiği takım elbiselerin altında ayakları, çorapları muhteşem görünürdü. Ofiste kimi zaman ayaklarına bakarken takılmış bulurdum kendimi. Birgün ofiste işlerimi bitirmiş, çıkmaya hazırlanıyordum ki müdürüm içeri geldi ve bir konuyu konuşmak için beni odasına çağırdı. Odasına gittiğimde ayakkabılarını çıkarmış, o güzel, erkeksi ayaklarını da masaya uzatmış beni bekliyordu. Ben gelince hiç istifini bozmadı ve işle ilgili birkaç konudan bahsetti. Artık gözlerim nasıl kitlenmişse konuşmanın bir yerinde ayaklarına baktığımı hissetti ve “noldu bişey mi var” diye sormak gereği duydu. Ben de “yoo hayır, kusura bakmayın, dalmışım, yorgunluk işte” diyip geçiştirdim. O buna inanmamıştı çünkü ben hala o güzel, kaliteli, gri çoraplara ve muntazam ayaklarına bakıyordum. Belli belirsiz gülerek “anladım” dedi. “Bunda bir sakınca yok, istediğin kadar bakabilirsin” dedi. Çok utanmıştım. Yüzüm kıpkırmızı kesilmişti. Bu halimi görünce ayağa kalktı, yanıma yaklaştı ve çenemden tutup kaldırarak “önemli değil, gerçekten” dedi. O an ona minnet duydum. “İstediğin kadar bakabilirsin hatta istersen sana dokunayım ayaklarımla” dedi. Kalbim o kadar hızlı atıyordu ki o muhteşem ayaklara dokunma, onları yalama ve onlara köle olma fikri bir anda tüm bedenimi sardı ve bacaklarına sarılarak ellerimle yavaşça ayaklarına doğru indim. O da bundan hoşnut olmalı ki kalkmakta olan sikini kafama doğru dayamaya başladı. Ellerim ayaklarının her yerini okşuyor, ellerimi erkek ayağına doyurmasya çalışıyordum. Sonra yetmedi, yere uzandım ve ayaklarıyla yüzümü ezmesini söyledim. O güzel çoraplı ayaklarıyla yüzümün her noktasında dolaştı. İçim o kadar doluydu ki inlemeye başladım. Çoraplı ayağını ağzıma dayadı. Ağzıma aldım. Parmaklarını deli gibi emiyordum. Daha rahat emebilmek için bir ayağından çorabı çıakrdım ama diğerinde çorap halen duruyordu. Her iki ayağını da deli gibi emdim. TÜm bedenimle yere uzanmış, sadece onun biri çoraplı, diğeri çorapsız ayaklarına köle olmuştum. Muhteşem erkek ayaklarıyla beni baştan aşağı ezdi, yoğurdu ve beni erkek ayağına doyurdu. Doyurma sırası bendeydi. Kalkan ve sıvısı gelen sikini ağzıma alarak onu boşalttım”

latex deneyimim

Latex Deneyimim Hikayemi begenipte kisa sürede yaynladiginiz için çook tesekkürler. Eee artik fetisist sevgilimle birlikteydim ve zaman içinde bir gün beni evine çagirdi, telefonda emir veriri gibi konusuyordu e bende kölesi olarak hemen hazirlanip yola çiktim 20 dakika sonra kapiyi açti. Kapiyi açtiginda üzerinde südyen dahi yoktu yalnizca latex bir etek ve file çorap vardi ayakkabi giymemisti. Acayip tahrik oldum ve hemen önüne egilmemi emretti e tabi elim mahkum, egildim oturma odasina kadar yerde egilmis bir vaziyette onu izledim. Koltuga oturdu ve ayaklarini yalamami emretti, aaa mükemmel bir duygu yine o mükemmel ayaklarini yaliyordum ve zevkten ölüp ölüp diriliyordum. Ha bu arada bu ana kadar gördügüm ayaklar içinde file çorabin en çok yakistigi ayakti bence. Neyse ayaklarini yaladigim sirada gözüm yukari kaydi, evvet kilot giymememisti tabi bu bakisimin cezasi siddetli bir tokat oldu. Ben tam bir tokat ile kurtuldugumu düsürken önce çirilçiplak soyunmami ve yere uzanmami emretti, dediklerini yaptiktan sonra üzerime çikip yürümeye basladi. Karnim gögüsüm üzerinde dolasiyor nefes almami zorlastiriyordu ama gel gör ki ben halimden oldukça memnundum. Bir süre sonra cinsel organimi ayaklarinin altinda ezmeye basladi, cinsel organim o kadar setlesmisti ki yaptigi baskidan hiç aci çekmiyor aksine zevk sivisi akitmaktan ayak tabanlarinin ve çorabinin nemlenmesine sebep olmustum. Ezilme fasli bittikten sonra tekrar ayaklardan baslayarak bacaklarini, karin bölgesi, sirt, omuz, gögüs hatta koltuk altini yaladim ama vajinaya henüz dokunmamistim. Artik iyice azmisti, önce mükemmel latex etegini çikarttim daha sonra file çorabinin vajina ve kara incisini kaplayan ag kismini yirttim, ve kara incisini yalamaya basladim bu sefer zevkten mahvolmustu sonunda vajinasini yaliyarak biraz zevk sivisini içtikten sonra içine girdim. Fakat girip çikarken tam yirtilmayan çorabin ag kismi, cinsel organimi acitmaya baslamisti ama bu aldigim zevke zevk katmis beni kamçilamisti, bir ara o kadar hizli pompaladim ki az kalsin çikartamiyarak içine bosalacaktim neyse yine son anda disari çikartip boynuna ve hatta saçlarina kadar patladim. Ama o gün en çom istedigim sey arkadan becermek ti o gün olmadi zaten benden öncede kimse yapmamis ama daha sonradan onuda yaptim neyse kalin saglicakla. :-))

izmir escort
buca escort
escort izmir

artık köpek oldum

Selam ben istanbulda yaşıyorum ve bir köleyim, daha doğrusu köpek.Geçen hafta nette izmitte yaşayan arzu adında kızla tanıştım.Bir iki gün yazıştıktan sonra bir sahibe olduğunu anladım.Benim bugüne kadar ki tek deneyimim ayak kölesi olmaktı.Fakat sevgili sahibem bana daha fazlasından bahsetti.Sonunda ist.da buluştuk.Beni tanıdıktan sonra ona hizmet edebileceğimi söyledi.Ertesi gün ist.da yalnız yaşayan bir kız arkadaşının evinde buluştuk.Sahibem çok farklıydı, ayağında parmak arası ama yüksek topuklu terlikler vardı, ayakları harikaydı.Eve girdiğimde sahibem hiç konuşmadan bir odaya geçti ve kanepeye oturup bacak bacak üzerine attı.Bana dönerek başımın her durumda onun ayaklarının altında bir mesafede olması gerektiğini söyledi. Derhal yere yattım.sürünerek yanına gittim, terliğinin içinde ayak parmaklarını oynatmaya başladı. Emrini tahmin edip dilimi terliğinin ve parmaklarının arasına soktum. Tüm gücümle yalıyordum. Sahibemde ayak parmaklarını oynatarak beni yönlendiriyordu. Sonra her iki ayağını da kanepeye uzanarak aşağı sarkıttı.artık onun köpeğiydim.tüm benliğimle en iyi şekilde ayaklarını yalıyordum.ayak tırnaklarının arasını ve içini yalamamı söyledi. Dilimi mümkün olduğunca bastırarak tırnaklarının içini temizlemeye başladım.bu sırada sahibem gelecek olan evin sahibi kız arkadaşından bahsetmeye başladı.kıçını yalatmayı çok sever ve onun karşısında tam bir köpek olmanı istiyorum , haa bu arada ağzına sıçabilir hazırlıklı ol diyerek gülmeye başladı. Bir müddet sonra kız arkadaşı eve girdi.uzun boylu, iri popolu düzgün fizikli bir kızdı.bana bakıp köpek bumu dedi..sahibemde gülerek köpeğimiz canım dedi.yeni sahibem feryal yandaki koltuğa oturdu.ayağında önü kapalı yüksek topuklu arkadan bantlı ayakkabılar vardı.buraya gel köpek ayaklarımı rahatlat dedi.sürünerek yanına gittim ayakkabılarını ağzımla çıkarttım, ayakları terlemiş ve parmak araları kirliydi.sanırım ayakkabı boyamıştı.deli yalamaya başladım, terinden dudaklarım kurumuştu, yarım saat sonra ayakları tertemizdi, ayağını kaldırıp ayak parmaklarını oynatarak yere sırt üstü yat ve ayakkabım ol dedi.38 giyiyorum diyerek bir kahkaha patlattı.sırt üstü yattım, ayak parmaklarını ağzıma soktu yalamaya başladığım anda ayağa kalkıp uzun tırnaklı parmaklarını boğazıma doğru ittirdi.ayağını alabildiğim kadar ağzıma sokmaya çalışıyordum, ayak parmaklarını oynatarak ağzımda ilerletiyor, sivri tırnakları ağzımın içini ve boğazımı çiziyordu, ayak parmakları boğazıma dayanmıştı, bana yutmaya çalış parmaklarımı köpek dediğinde baş parmağı nefes borumu tıkamış ve nefes alamıyordum, diğer parmaklarının bir kısmını gerçektende can havliyle yuttum, ağzım yırtılacak gibiydi.sonra bu kadar gülerek yeter dedi ve ayağını ağzımdan çıkarttığında ayak parmaklarındaki kanı görünce her iki sahibemde kahkahayla gülmeye başladı. Ayaklarını bana yalatarak tekrar temizletti, her iki sahibemde çok eğleniyordu, bu arada sahibem arzu gel köpek şimdi benim ayakkabım olacaksın dedi.arzunun ayaklarıda sanırım 37-38 idi.yere yattım ayağını ağzıma soktuğunda çok canım yandı, aynı kesik yerlere tırnakları batıyordu, can havliyle arzunun ayağını neredeyse yuttum, bu çok hoşuna gitti Sonra kanepeye oturup bacak bacak üzerine attı ve ayağını suratıma uzatıp şimdi tekrar ayakkabı ol dedi.ayağını ağzıma aldım, sürekli parmaklarını oynatıyor ve tırnaklarıyla boğazımı çiziyordu, acıdan inlemeye başladım ve gözümden yaşlar boşaldı.sahibemse keyifle gülüyor, zevkten kendinden geçiyordu, artık bayılmak üzereydim, ayağını ağzımdan çekti, bu sır ada sahibem feryalin sesini duydum.gel köpek kıçımı temizle..koltuğa doğru döndüğümde feryal eteğini ve kilodunu çıkarmış, ayaklarını koltuğun kenarın sarkıtmış ve kıçını koltuğun oturma yerine doğru dönmüştü, sürünerek yanına gittiğimde diz çöktüm, kıç deliği ağız hizamdaydı, kıçı biraz kıllı ve terliydi, önce yalayarak temizledim, kötü kokuyordu ama bu koku çok hoşuma gitmişti, dilini kıçıma sok köpek dedi.tüm gücümle dilimi kıç deliğine soktum, uzun bir süre kıç deliğini ve içini yaladım, sonra birden kıç deliği büyüdü ve ağzıma gaz çıkardı, sonrada ne bakıyorsun yalasana dedi.tekrar yalarken arzuya dönüp, ay arzu galibe ben bu köpeğin ağzına sıçacağım dedi, ve aynı anda da tekrar gaz çıkardı, bu sefer ağzımı hiç çekmeden yalamaya devam ettim.ve hemen arkasından ağzıma yumuşak boku doldu.hepsini yedim, tekrar sıçtı, tekrar yedim, yavaş yavaş sıçıyor, kıçını yalatıp tekrar devam ediyordu, bu işlem 20 dakika kadar sürdü, sonra da yarım saat kadar kıçını yalayıp temizledim, biraz midem bulanmıştı ki sahibem arzu yere yat köpek dedi.ağzıma oturup uzun uzun işedi.sonrada kıçını ağzıma yerleştirdi ve sıçmaya başladı, arzuda aynı şekilde yavaş yavaş sıçıyordu, bu arada ağzımın içindeki yaralar inanılmaz şekilde yanıyordu.arzunun tüm sıçtıklarını yuttum, sonra deli gibi kıçını yaladım..her şey bittiğinde bende ne olduğunu anlamamıştım…her ikiside kahkahalarla gülerek tebrik ederiz işte şimdi köpek oldun dediler…ben [email protected]….artık köpek oldum..sahibelerime duyurulur..emirlerinizi bekliyorum..

yengemin ayakları

Size yaşadığım bir olayı Nilgün yengemin bana ayaklarını yalatmasını ve ardından yengemi becermemi anlatıcam.bir yıl önceydi.dayım oturdukları yerde bana bir fabrikada staj ayarlamıştı.bu yüzden dayımlarda kalıyordum. Stajdan arta kalan zamanlarda evde zaman geçiriyordum.size biraz da Nilgün yengemden bahsedeyim.Nilgün yengem kumral 40 yaşlarında ince uzun yapılı bir kadındır.iki çocuk doğurmasına rağmen hala incecik bir yapıya sahiptir.bit ilkokulda öğretmendir.süsüne önem verir.bir de sürekli her giysinin altına naylon çorap giyer.Nilgün yengem in ayakları o kadar seksi ve güzeldir ki,bazen yengemin ayaklarını hayal edip kendime 31 malzemesi çıkarırım.hele siyah ince naylon çorap giydiği zamanlarda felaket tahrik oluyorum.bir gün n erken gelmiştim.yengem evde yalnızdı,çünkü kuzenlerim yatılı kolejde okuyorlardı.üstümü değiştirip biraz dışarıda takılacaktım.Nilgün yengem ne yapcan dışarıda gel sohbet edelim, benimde canım sıkılıyor,hem akşam çıkarsın dedi.bende olur diyerek evde kaldım. Yengem çay demledi ve sohbet etmeye başladık.yengemle salonda aynı koltukta oturuyorduk. ben yavaş yavaş tahrik olmaya başlamıştım,çünkü yengemin ayaklarına kilitlenmiştim. Nilgün yengem kırmızı bir bluz,siyah Jean giymişti.pantolonun altında da siyah ince parlak naylon çorapları gözüme hemen takılmıştı.bir taraftan yengemle sohbet ediyor bir taraftan da bu ayaklar ne güzel yalanır diye hayaller kuruyordum.laf döndü dolaştı kızlara ve kadınlara geldi. Yengem hani tip kızlarda hoşlanırsın,çıktığın bir varmı gibi sorular soruyordu.bende hepsine bir şekilde cevap veriyordum. Bir ara yengem kadınların en çok neleri hoşuna gidiyor diye sorunca ağzımdan birden ayakları ve bacakları kelimeleri çıktı.yengem hayretle ne dedi ,ben içimden ne bok yedik diye düşünürken Nilgün yengem gerçekten kadınların ayaklar ve bacakları hoşuna gidiyor mu dedi. Yengemin kızmadığını fark edince bende evet hatta çorapları beni delirtiyor dedim.yengem de bacaklar neysede ayaklar çok iğrençsin dedi.ben de ne yapalım benimde tercihim böyle işte diye geçiştirmeye çalıştım.ama yengem ayak yalarken hiç mi miden bulanmıyor diye üsteledi.bende tam tersi zevk alıyorum dedim.Nilgün yengem sevgililerin bir şey demiyor mu dedi.bende ne diyecekler ki zevkimizi alıyoruz,onlarında hoşuna gidiyor dedim.Nilgün yengem benim ayaklarım nasıl peki,seni tahrik ediyormu diye sordu.bende olur mu canım sen yengemsin dedim.yengemde yani benim ayaklarım güzel değil öyle mi dedi.güzel dedim.yengem yengen değil sevgilin olsaydım yalarmıdın ayaklarımı dedi,ben de yalardım deyince yengem hadi yala ozaman dedi.bende ama yenge deyince,yengem aramızda kalacak hem,dayın ayaklarımı asla yalamaz,bende çok merak ettim,dedi ve ayaklarını kucağıma koydu.hayallerim gerçek oluyordu,Nilgün yengemin ayaklarını tuttum, okşamaya başladım.sonrada ayak ucunu emmeye başladım.yengemin ayakları müthiş güzel kokuyordu ve ben iyice tahrik oluyordum.yengemin ayaklarını kaldırım birleştirdim,ayak tabanlarını yalamaya başladım.Nilgün yengem zevkle beni izliyordu.yengemin ayakları öyle yalıyordum ki çorapları ıslanmaya başlamıştı.ben gittikçe daha çok tahrik oluyordum.bir ara yengemin sol ayağını ağzıma sokup emmeye başladım,sağ ayağını da sikin üstüne koyup sanki ayağını sikiyormuşum gibi hareket ettirmeye başladım.Nilgün yengem de tahrik olmaya başlamıştı.aferin yala,ne güzel bir şeymiş bu,daha çok yala diyerek gülümsüyor ve ağzımdaki ayağını hareket ettirip beni iyice tahrik etmeye çalışıyordu.bir taraftan da amını okşuyordu.yengemin ayağını ağzımda çıkardım,iki ayağını yüzüme kapattım tabanlarını yalamaya devam ettim.müthiş bir şeydi.yengemin ayak yabanları ipeksi yumuşaklıktaydı.bu arda sikimde pantolonumdan fırlamak üzereydi.yengem bacaklarımı da yalamak istermsin dedi,evet deyince pantolunun düğmelerini açtı,azgınlığımında etkisiyle pantolonu bir hamlede çıkardım. Nilgün yengemin güzel bacakları siyah naylon külotlu çorabın içinde felaket güzel ve tahrik edici şekilde karşımda duruyordu.yengem külotlu çorabın içine siyah dantelli külot giymişti.şehvetle yengemin bacaklarını yalamaya başladım.sağ ayağını topuklarından başlayarak bacağını yaladım,sonra sol bacağını aynı şekilde yaladım.artık hedefim Nilgün yengemi sikmekti.yengem iyice tahrik olmuştu.ahh ahh diye kesik kesik inliyordu.yengemin kasıklarını yalamaya başladım.yengem iyice azmıştı ve inlemeleri artmıştı.külotun üstünden amını okşayarak usulca yengeme beni azdırdın, seni sikmek istiyorum dedim.sik dayanamıyorum dedi.yengemin çorabını indirip külotunu yırttım ve aldım,çorabı tekrar giydirip,çorabın üstünde amını yalamaya başladım.Nilgün yengem delirmiş gibi inleyerek boşaldı,bende amının suyunu içtim.yengemin amını yalarken kalçalarını okşuyordum.yengemi çevirdim ve popsunu yalamaya ve öpmeye başladım.yengemin külotlu çorabı iyice ıslanmıştı.tekrar amına yumuldum ve yengemi iyice tahrik ettim.doğrulup pantolonumu indirdim,Nilgün yengemin ayaklarını yüzüme koydum,çorabını sıyırdım,ve yavaşça yengemin amına girdi.yengen ahh ahh diye inlemelerine tekrar başlamıştı.hızla yengemi sikmeye başladım.ikimizde bağıra bağıra inliyorduk.hem yengemi sikiyordum,hemde ayaklarını yalıyordum.taşşaklarım yengemin kalçalarına çarparak şap sup ediyor,çorabın sürtünmeleri beni daha da tahrik ediyordu. Bir süre sonra bağıra bağıra Nilgün yengemin amının derinliklerne boşaldım,ardından da Nilgün yengem bağırarak boşaldı.ikimizde soluk soluğa kalmıştık.ben hala yengemin bacaklarını okşamaya devam ediyordum.Nilgün yengem saçlarımı okşayarak aferin beni azdırdın ve siktin,ayak yalatmak güzelmiş dedi Ben hadi devam edelim,daha güzellerini yaşatıcam sana dedim.ama Nilgün yengem olmaz dayına daha fazla ihanet etmek istemiyorum,bir şeye kapıldık,oldu bitti dedi.sonra da unutma bunlar aramızda kalacak dedi.bende tamam yengeciğim deyince yengem aferin yeğenime diyerek yanağımdan öptü ve sana istediğin zaman ayaklarımı yalatıcam,benimde hoşuma gitti,dedi.sonra ikimizde giyindik.giyindikten sonra yengem dayım gelene kadar bana ayaklarını yalatmaya devam etti. o güzel günden sonra yengemin ayaklarını ve çoraplarını yalnız kaldığımız fırsatta yaladım. Nilgün yengem bir daha kendini siktirmedi ama aldığı her yeni çorabı giyip bana ayaklarını yalatıyor ve beni mutlu ediyordu.stajdan gelir gelmez Nilgün yengemin ayaklarına kapanıp dayım gelene kadar o güzelim ayakları yalıyordum.ardından da ayaklarına boşalıyordum.ayak yalatmak Nilgün yengeminde hoşuna gitmişti,renk renk çoraplar giyip beni iyice tahrik ediyor sonrada ayaklarını zevkle bana yalatıyor ve boşalmamı izliyordu.dayımlar bir kaç ay önce bize geldiği zamanda bir fırsatını bulup yengemin ayaklarını yaladım.tadı hala güzeldi.bu yaşadıklarım beni ensest duygulara daha çok yöneltti,şimdi teyzemin ayaklarını ve çoraplarını yalamak için fırsat kolluyorum.tabi azdırabilirsem teyzemi de bağırta bağırta sikicem.sikersem anlatırım.hala sevgilimi sikerken ayaklarını ve çoraplarını yalıyorum,daha da ileri gidip ben de naylon çorap giyip sevgilimi sikiyorum. sevgilimde bundan hoşlanıyor.sizde deneyin acayip zevkli bir şey.pendik escort

sex hikayesi oku (gerçek)

Slm ben Sinem, 6 yıllık evliyim, 27 yaşındayım, 1.72 boyunda, esmer ve balık etli biriyim. Zihinsel özürlü kaynımla aramda geçen bir seks hikayemi paylaşmak istiyorum, çünkü kimseye anlatamıyorum ve içimde de tutmak ağır geliyor bana. Hikayem bundan 2 sene önce Mayıs ayında geçiyor. Kocamla beraber memleketlerine (Anadolu’nun şirin bir köyüne) tatile gittik. Köyde yaşayaşan kaynanam, kayınbabam ve kocamdan küçük olan zihinsel özürlü kaynım (İlhan), geleceğimizden haberleri olduğu için baya hazırlık yapmışlar, bizi bekliyorlardı. Gittiğimizde yoğun bir ilgi, bir alaka, utandırmışlardı beni. Hele kaynım, “Yengem geldi, yengem geldi!” diye diye ortalığı velveleye vermişti. Doğrusu bu ilgi çok hoşuma gitmişti. Yemekler yenildi, çaylar kahveler içildi, sohbetler edildi. Derken, kocamla ben yorgunluktan mahf olmuştuk, yatmak için izin isteyip, odamıza gittik, yattık uyuduk. Sabah temiz havanın etkisiyle erkenden uyandım. Pencereden baktığımda kayınım İlhan hayvanları dere kenarına götürüyordu. Ben de üstümü giyinip dışarı çıktım. Kaynanam inekleri sağmış, sütü kaynatmak için ateşe koymuştu. Beni görünce gülerek, “Güzel gelinim uyandın mı, günaydın!” dedi. “Günaydın anneciğim!” deyip, ateşin önünde muhabette koyulduk. Kaynanam, maddi manevi bazı sıkıntılarının olduğunu anlatıyordu. Ben de, “Maddi sıkıntılar halledilir de, manevi sıkıntı nedir anneciğim?” dedim. Başladı anlatmaya, “Biz yaşlandık, kızlar uğramaz oldu, siz İstanbul’da, biz burda kala kaldık öyle. İlhanın durumunu biliyorsun, gitmediğimiz doktor kalmadı, ama hiçbir faydası yok. Geçim kaynağımız hayvanlar, onlar da bakım ister, yaşlandık artık bakamıyoruz, İlhan da anlamıyor, hayvanları suya götürürüyor hepsi o kadar!” dedi, sonra, “Neyse… Hadi gel bir çay koyalım, kahvaltı yaparız!” dedi ve kalktık hazırlık yapmaya başladık. Kocam da uyanmış elini yüzünü yıkadıktan sonra sofraya geldi. Kahvaltıdan sonra kocama, “Biraz gezelim tarlalarda falan…” dedim. Kabul etti ve bahçeye indik. Dalından domates salatalık yemek kadar lezettli bir şey daha yoktu. Çok hoşuma gitmişti… Akşam olmuştu, ama benim içim de kaynıyordu, temiz hava ve organik yiyecekler bende adeta Afrodizyak etkisi yapmıştı ve canım öylesine sex istiyordu ki, anlatamam. Yatağa girer girmez, ben hemen yapıştım kocamın dudaklarına ve sevişmeye başladık. İkimizin de Orgazm olduğu güzel bir sikişmeden sonra, gayet huzurlu bir şekilde yattık, uyuduk. Sabah yine erkenden uyandım. Yıkanmak için banyoya girdim. Kimse uyanmadan yıkanmalıydım, çünkü köy hali, derme çarpma bir banyoları vardı. Eskiden orası mutfakmış, ama sonra etrafını hasırlarla kapatarak banyo yapmışlar. İşin açıkcası insanı bu tedirgin ediyordu. İyi ki ani su ısıtıcıları vardı, su ısıtmak zorunda kalmamıştım. Hemen aceleyle soyunup suyun altına girdim. 2 dakika sonra sanki bir gölge görmüş gibi oldum, sağa sola baktım, birşey göremedim. Kim ola bu saate deyip devam ettim, banyomu yapıp, hızlıca giyinip yattığımız odaya gittim. Ama banyonun ordan bir takım sesler duydum. Merak ettim, pencereden baktım. Bir de ne göreyim, kaynım İlhan banyo yaptığım yerin arka tarafından çıkıyor. Birden afalladım, ne yapacağımı şaşırdım kaldım. Beni mi röntgenlemişti? Nasıl olurdu böyle birşey? Öğleden sonra banyo yaptığım yerin arka tarafına gidip baktım. Gerçekten oraya konulan buğday torbalarının hemen yanında, bir parmak genişliğinde bir aralık vardı. Artık hiç şüphem kalmamıştı, kaynım beni dikizlemişti. Utana sıkıla geri geldim. Herkes dışardaydı. Ne yapacağımı bilmiyordum. Kaynıma da kızamıyordum, 24 yaşında genç bir erkekti, belki zihinsel olarak eksikti, ama o da bir erkekti, onun da cinsel ihtiyaçları vardı. Onun için kızmadım ve kimseye de birşey söylemedim. Aradan birkaç gün geçmişti ve İlhan’ın bana bakışları çok değişmişti. Bunun farkındaydım, ama ne yapabilirdim ki? Ne diyebilirdim ki? Daha doğrusu sonuçta deliydi. Gece olmuş ve herkes uyuyordu, benim ise uykum kaçmıştı. Uyumaya çalışıyordum, ama uyuyamıyordum. Kocam horlamaya başlamıştı bile. Birden dış kapının gıcırdamasını duydum, doğrulup ön cepheye baktığımda, İlhan’ı banyonun arkasına giderken gördüm. Ne yapıyor bu deli bu saate orda? diye bakmaya devam ettim. Merak işte, yatıp uyusana, sana ne? Ama dedim ya merak işte, beni rahat bırakmadı, peşinden yavaşça dışarı çıkıp, çitlerin aralıklarından baktığımda, adeta şok olmuştum. İlhan donunu indirmiş 31 çekiyordu. Hemen ordan ayrılmak istedim, hatta iki adım geri attım, ama yine vaz geçtim, biraz daha seyretmek için geri döndüm, daha dikatli bakmaya başladım. İlhan tam karşımda yan durmuş, hızlı hızlı 31 çekiyordu. Biraz daha bekledim ve İlhan kasıla kasıla boşalmaya başladı. Ama asıl şoku işte ondan sonra yaşadım, sikindeki kalan dölleri temizlemek için döndüğünde, avlunun ışığı yarağını tam aydınlattı ve ben hayatımda gördüğüm en büyük ve kalın yarağı gördüm. Gözlerim faltaşı gibi açılmıştı ve gözlerimi yarağından ayıramıyordum, dehşet bir şeydi, gerçekten inanılmazdı. İnternette çok yarak gördüm, ama böylesini hiçbir yerde görmedim. İlhan donunu çekerken ben de hemen geri içeriye girdim. Odaya geldiğimde kocam halen horluyordu. Hemen sırtımı ona dönüp uyumaya çalıştım, ama İlhan’ın yarağı bir türlü aklımdan çıkmıyordu. İlerleyen günlerde İlhan’ın yarağı adeta beynimde saplantı haline gelmişti. Tanrım, nasıl bir şeydi o yarak öyle? Bir kadın nasıl içine alabilir onu? diye her düşündüğümde sırılsıklam oluyordum. Ama kocama birşey belli etmiyordum, sadece hemen odama girip kapıyı kilitleyip, İlhanın yarağını düşünerek masturbasyon yapıyordum. Günlerden Çarşambaydı, akşam üstüydü, evin telefonu çaldı. Telefonu kocam açtı. Tedirgin bir sesle, “Ne zaman oldu, nasıl oldu? Yaşıyorlar mı?” diye konuşunca, herkes, “Kine ne oldu?” diye ayağa fırladı. Kocam, “Tamam geliyoruz!” deyip telefonu kapattı. Hepimiz merakla ne olduğunu beklerken kocam anlattı: Amcaları tarladan gelirken traktörün romorkü devrilmiş ve amcaları altında kalmış. Durumu çok ağırmış, kan da lazımmış. Kocam, “Hemen hazırlanıp çıkalım!” dedi. Ben de hazırlanmak istedim tabi, ama kocam, “Senin ve İlhan’ın gelmesine gerek yok, biz gideriz! Duruma göre sana haber veririm!” dedi. “Hayır, ben de geleceğim!” dedim, “Olmaz!” deyip kestirip attı. Kocama gizlice, “Kendine gel, ben burada yalnız kalamam, korkarım!” dedim. Kocam da, “Korkma, birşey olmaz. Hem İlhan burda ya!” dedi ve aceleyle çıktılar. Gidecekleri köy traktörle yarım saat sürüyordu, binip gittiler… Gece saat 23:00’e geliyordu, daha haber almamıştım. Patlamak üzereydim ki, evin telefonu çaldı. Hemen fırladım açtım. Arayan kocamdı, “Bu gece gelemiyoruz, durumu çok ağır, tıp fakültesine havale ettiler ve oraya gidiyoruz!” dedi. “Peki ne zaman geleceksiniz?” dedim. “Bilmiyorum, belli değil!” dedi. “Bari annem gelsin!” dedim. “Annem de yengemlerde, gelen giden çok, yengem ilgilenecek durumda değil!” dedi. “Tamam!” deyip kapattım telefonu. İlhan yere uzanmış Televizyon seyrediyordu, dünyadan haberi yoktu. Bana dönüp, “Annemler gelmiyorlar mı?” dedi. “Hayır!” dedim. Hiç konuşmadan tekrar filmi seyretmeye devam etti. Ben divanda oturdum, düşünüyordum. Saat baya geç olmuştu, “İlhan yatağına geçip yat istersen!” dedim. Hiç konuşmadan kalktı ve yerine geçti, gömleğini ve kot pantolonu çıkararak, sadece donuyla ve atletiyle yatağa uzandı, üstünü örtmeden. Ve o dev yarak donunun içinde, karşımda öylece duruyordu. İnik hali bile çok büyüktü… Ben de orda divanda uzandım, ama uykum gelmiyordu, gözüm hep ondaydı. İçimi karışık duygular kaplamıştı, amım ıslanmış ve istemsiz hareketler yapıyordum, elim çoktan pijamamın içinde amıma varmıştı bile. İki parmağımı amımın içine sokup çıkarıyordum. Birden İlhan’ın bana baktığını gördüm, kaşıyormuş gibi yapıp elimi çektim hemen. İlhana baktım, bu sefer o sokmuştu elini donuna ve gözlerimin içine bakarak yarağıyla oynuyordu. “Napıyorsun İlhan, çek elini ordan!” diye bağırmışım. Hemen elini çekip bakışlarını kaçırdı. Sonradan üzüldüm çocuğa bağırdım diye ve telafi etmek için onunla konuşmaya başladım. Kısa cevplar veriyor, gözünü benden kaçırıyordu… “İlhan seninle bir şey konuşamam lazım!” dedim. “Nedir yenge?” dedi ve bana baktı. “İlhan sen neden evlenmiyorsun?” dedim. “Babam erken diyor!” dedi. “Erken değil, tam evlenecek yaşta bir erkeksin ve evlenmem lazım!” dedim. “Babam kimse seni almaz diyor!” dedi. “O yüzden mi 31 çekiyorsun?” dedim. Bakışlarını kaçırdı ve cevap vermedi. “Ben seni geçen gün gördüm, banyonun arkasında 31 çekerken!” deyince, “Yalan söylüyorsun!” deyip, birden doğrulup oturdu. Ödüm koptu biran, birşey yapacak diye. “Hayır, yalan söylemiyorum gördüm, 31 çekiyordun!” diye tekrarlayınca, “Babama söyleyecekmisin?” dedi. “Söyleyim mi?” dedim. “Hayır söyleme, babam beni dövüyor!” dedi. “Daha önce dövdü mü?” dedim. “Evet, bir kere tarlada yakaladı ve çok dövdü!” dedi. Bunları konuşurken amım nasıl karıncalanıyordu anlatamam. Şeytan dürtüyordu, işte sana fırsat, değerlendir diyordu. “Peki söylemeyeceğim, ama karşılığında senden bir şey isteyecegim, sen de onu yaparsan kimseye söylemem, yoksa abine de, babana da söylerim!” dedim, ama yüreğim kalbimden çıkacak gibiydi, nefes alamıyordum, boğazım düğümleniyordu, daha şimdiden içimi suçluluk duygusu kaplamıştı. İlhan, “Nedir yenge?” deyip kalktı, pantolonunu giymeye çalıştı. “Hayır giyinme, banyo yapmanı istiyorum, çok kötü kokuyorsun. Ama önce içerden sana temiz iç çamaşır alalım!” deyip dolaba yöneldim, ona bir külot ve atlet çıkardım, “Hadi bakalım, şimdi doğru banyoya!” dedim. “Yıkanınca babama demiyecek misin?” dedi. “Önce seni bir yıkayalım, sonra konuşuruz!” dedim ve banyoya girdik. Atletini çıkartıp attı oraya, suyu kıvamına getirip donla altına girdi. Ben ona bakıyorum. Tamamen ıslanınca yarağı olduğu gibi yapıştı dona, bütün hatlarıyla görünüyordu. “Donunu da çıkar, seni lifleyeceğim!” dedim. Hiç itiraz etmeden çıkardı. Aman Tanrım, bu ne ya? dedim kendi kendime. Yarağı kıllı, kirli, ama kocaman bir şeydi! İlhanı lifleyip iyicene yıkadım. Arada elim kazayla değiyor gibisinden yarağına elliyorum. Ve yarak kısa sürede kalkmaya, uzamaya ve kalınlaşmaya başladı… Kendime inanmıyordum, hayatımda hiç kocamı aldatmamıştım, fakat şimdi öz kardeşiyle aldatmanın planlarını yapıyordum. Yarağını tutup, “İlhan bu neden böyle oldu?” diye sert çıkmaya başladım. “Bilmiyorum yenge, annem yıkayınca da oluyor!” demez mi! “Nasıl bilmiyorsun?” dedim. “Bilmiyorum işte, sorma bana!” dedi. “Peki 31 çekmesini nasıl öğrendin?” diye sordum. “Asım öğretti!” dedi. Asım komuşlarıymış, ama evleri biraz uzaktaymış. “Peki, hiç bir kadınla yaptın mı o işi?” dedim. “Hayır yapmadım!” dedi. “Nasıl yapılacağını biliyormusun?” dedim. “Bilmiyorum!” dedi. “Peki ben sana öğretsem, kimseye söylermisin?” dedim. “Hayır söylemem!” dedi. “Bak ama, eğer söylersen, ben de senin 31 çektiğini babana söylerim. Askerlere de söylerim, seni ceza evine atarlar!” dedim. “Yok valla söylemem!” dedi. “Peki!” dedim. İlhanı kurulayıp çıktık. Dış kapıyı kilitleyip, yattığım odaya geçtik… Ben de soyunup, yatağa sırtüstü yattım ve “Bak İlhan, bir kadın yapmak için, öncelikle onu yalaman gerekiyor!” dedim. Geldi elimi kolumu yalamaya başladı. “Oraları değil, burayı yalayacaksın!” diyerek amımı gösterdim ve “Aynı köpeğin su içtiği gibi, dilini amımın içinde gezdirmen lazım!” dedim. Hiç beklemeden yumuldu amıma ve yalamaya başladı. Ben zevkten uçmak üzereydim. Başından tutup amıma bastırdım, “Daha hızlı yala! Daha hızlı!” diye diye şidetli bir şekilde orgazm olup boşaldım. Ama ne boşalma, anlatılamaz! İlhan halen yalamaya devam ediyordu. “Yeter bukadar! Şimdi de senin sırtüstü yatman lazım!” dedim. Dediğimi yaptı. Yarağını elime alıp sıvazlamaya başladım. Ama avucuma sığmıyordu ki, içime nasıl girecekti? Nasıl alabilirdim içime onu? Hem almak için sabırsızlanıyordum, hemde bana bir şey olur diye çok korkuyordum. Bütün cesaretimi toplayıp, ata biner gibi üstüne diz çöktüm. O sadece olacakları bekliyordu. Elimi bolca tükürükleyip yarağının başını iyice ıslattım. Benimki zaten ıslak olduğu için, yarağının gövdesinden kavrayıp yavaşca amıma sürtmeye başladım. Yok böyle bir delilik ya, kendime inanamıyorum, zevkten uçuyordum adeta. Biraz zorladıktan sonra yavaş yavaş amımın dudaklarını gerildiğini hissettim. Ve biraz sonra daha şidettli bir acı ile durdum, kafası içimdeydi. Ama içimden çıkarmak istemiyordum, hepsini almayada korkuyordum. O an aklıma çantadamki nemlendirici krem geldi ve “Sen kıpırdama!” dedim, gidip getirdim ve yarağına baştan aşağıya iyice sürmeye başladım. Sonra yine yarağını amıma almayı denedim. Bu defa biraz daha rahat oluyordu galiba. Biraz daha, biraz daha derken içimde yer kalmadığını anladım, inanılmaz zorluyordu rahmimi. Ama daha hepsi girmemişti, elimi attığımda daha 3 parmak kadarı dışarda duruyordu. Ben ise kıpırdamaya korkuyordum. Biraz o şekilde git gelden sonra inanılmaz bir orgazm daha yaşadım. Yarağına da alışmaya başlamıştım, artık yavaş yavaşta olsa oturup kalkabliyorum. Benim sıvımın ve kreminde etkisiyle, yarak içimde kayıyordu adeta. Sonra hızlanmaya başladım. Yarak beni zorluyordu, ama istiyordum da… Bir süre sonra ayağa kalkıp, “İlhan, sen hiç sikişen eşek gördün mü?” diye sordum. “Gördüm!” dedi. “Beni o eşek gibi sik! Yarağına bolca tükür ama!” dedim ve ellerimle duvara dayanıp domaldım. İlhan yarağını tükürükleyip arkadan amıma girmeye çalışıyordu. Ve işte kafası içimdeydi, ama birden öyle bir abandı ki, gözlerim karardı ve istemeden de olsa bastım çığlığı. İlhan sesimden korkup durdu. Kendime geldiğimde, “Tamam devam et, ama yavaş yavaş!” dedim. Dediğim gibi yavaşça gidip geliyordu, ama ben zor duruyordum ve tutunduğum duvardaki beyaz alçıyı söküyordum. Kendimi geriye ittirerek, tamamını içime almak istiyordum. Sonunda taşaklarının kalçalarıma çarptığını hissedince daha çok hızlandım. O da aynı anda hızlanmaya başlamıştı… Korunmuyordum ve içime boşalmaması gerekliydi. Ama iş işten geçmişti, son darbelerdi, ben kopmuştum, hiçbir şey umrumda değildi ve aynı anda boşaldık. Duvara tutunmaktan kollarımda derman kalmamıştı, aşağıya kayarak dizlerimin üzerine çöktüm, İlhan da yarağını çıkarmadan benimle birlikte kaydı ve üstüme yığıldı kaldı. İçime öyle bir boşalmıştı ki, yarağı içimde olduğu halde etrafından dölleri süzülüyordu. Yarağı kendiliğinden küçülüp amımdan çıkınca, İlhan ayaga kalktı ve “Bu 31 çekmekten daha güzeldi, bundan sonra bana hep sen öğret yenge!” dedi. “Peki, ama kimsenin bilmemesi lazım, yoksa abin seni öldürür!” dedim. “Ben kimseye söylemem, ama sen de söyleme!” dedi. “Tamam! Hadi gel yanıma uzan!” dedim. Gelip yanıma uzandı. Hiç kıpırdamadan ytaıyordu. Elimi inmiş yarağına atıp biraz okşayıp sevdikten sonra, yarağı yine kazık gibi oldu. “İlhan bir daha sikmek istermisin?” dedim. “Evet yenge, hadi yapalım!” dedi. O gece sabaha kadar 4 kere siktirdim kendimi İlhana. Ertesi gün telefonun sesiyle uyandığımda, saat ögleden sonra 16:00’yı geçiyordu. Hemen fırladım telefonu açtım. Kocam arıyordu, “Niye açmıyorsun telefonu, nerdesin, 1 saaten fazladır arayıp duruyorum!” dedi. Ben de, “Bütün gece uyuyamadım, sabah ta erken kalktım, uykusuz olduğum için divanda uyuya kalmışım!” demek zorunda kaldım. “İlhan napıyor, orda mı?” dedi. “Nerde bilmiyorum, sabah hayvanları saldı sonrada eve gelmedi, ben de kapıyı kilitleyip uyudum. Amcanın durumu nasıl?” dedim. “Bilmiyoruz, daha bir gelişme yok, yoğun bakımda olduğu için içeriye almıyorlar, sadece yaşadıgını biliyoruz!” dedi. “Ee, gelmeyecekmisin?” diye sordugumda, “Sanırım gelemiyoruz!” dedi. Üzülmüş gibi yapıp (içimden baya sevinmiştim), geçmiş olsun dileyip telefonu kapatım. Sonra dışarıya çıkıp İlhana seslendim, ama ses yoktu, nerde olduğunu da bilmiyordum. Banyoya gidip duş alıp pencerenin karşısına oturdum ve İlhanın gelmesini bekledim. Saat 19:00 olmuştu, ben yemekle uğraşırken kapının zorlandığını duydum. “Kim o?” diye sorduğumda, İlhan, “Ben geldim yenge, kapıyı aç.” dedi. Açtım ve “Nerdesin sen?” diye kızdım. Hiç konuşmadan içeriye girdi, “Ben acıktım!” dedi. Dünden beri hiçbir yememişti garibim. “Nerdeydin?” dedim, “Hayvanlarla beraberdim, onları otlattım, şimdi hepsini götürüp ahıra soktum!” dedi. Ben de gülerek, “31 de çektin mi?” dedim. “Hayır artık yapmıyacağım onu, seninle daha güzel oluyor!” dedi. Gülerek, “Bak seeen, neden daha güzel? dedim. “İşte sen çok güzel kokuyorsun!” dedi. Yemeğini koydum, yemek yedikten sonra çay içtik, “Hadi yatalım!” dedim. “Tamam!” dedi ve yatağına doğru gitti. Onu bu gece de istiyordum, hemde daha çok. “İlhan, yine yanımda yatmak istermisin?” dedim. Kafasını sallayarak, “Evet yenge!” dedi. İçimi yine bir heycan sarmıştı. “Tamam, o zaman benim odaya gidelim!” dedim. İkimiz de çırıl çıplak soyunarak yorganın altına girdik. Elimi yarağına attım ve okşamaya başladım. Yarağı hareketlenmeye başlamıştı. Ağzıma almak istiyordum, ama hayatımda hiç yapmadığım için tiksiniyordum. İnternette hep görüyordum, hep ağızlarına alıyorlardı, ama cesaret edemedim, biliyorum midem kaldıramzdı. Okşamaya devam ettim, taş gibi olmuştu elimde. Bu sefer ben sırtüstü yatarak bacaklarımı iki yana actım ve üstüme çıkmasını söyledim. Bacaklarımın arasında yerini almıştı, fakat bir şey yapamıyordu. Yine ben yarağını kavrayarak amıma sürtmeye başladım. Sırıl sıklam olmuştum ve zevk sularımla yarağını ıslatıyordum. Öyle içime girmeyeceğini bilgidiğim için yine avucuma tükürükleyip onun yarağını iyicene ıslattım ve yavaşca içime girmesini söyledim, “Sakın zorlama, ben dur deyince de dur!” dedim. “Tamam yenge!” dedi. Eliyle yarağını tutarak içime sokmaya çalışıyordu, ama başaramıyordu. Ona yardım edip bacaklarımı iyicene açıp havaya kaldırdım ve elimi yandan uzatıp yarağını tutup amımın hızasına getirip, tam deliğime denkledim, “Şimdi yavaşça gir!” dedim… Dediğimi yaptı. Yarağının başı içimdeydi ve dün geceki kadar canım yanmamıştı. Biraz daha girdi, “Dur!” dedim. İçim yanmaya başlamıştı ve amımın duvarını zorluyordu yine. Biraz bekledikten sonra ellerimi kalçasına atıp sıkıca tutarak kendi kalçalarımı oynatmaya ve yarağını içime almaya çalışıyordum. Çoğunu almıştım. Zaten ıslanmıştım onun da etkisiyle daha da kayıyordu içime ve sonuda nihayet yine kasıklarımız birleşmişti. Tamamı içimdeydi ve benim gözlerim kapanmış, nerdeyse dudaklarımı koparıyorudum ısırmaktan. Onu serbest bıraktım ve “Şimdi istedigin gibi yapabilirisin!” dedim. İçime sokup çıkarmaya başladı. Kafasına kadar çıkarıp, dibine kadar sokuyordu. Her girdiğinde ben yine uçuyordum. Tamemen içime girmesi için bacaklarımı iyicene havaya kaldırıp yanlara doğru açtım. İlhan kudurmuştu, deli gibi girip çıkıyordu. Ben kaç kere boşaldım bilmiyorum. Nefes alışları hızlanmıştı. Onun boşalmasını istemiyordum, daha da hızlanmasıyla onu içimden çıkardım… Zavallı yüzüme öyle mazlum mazlum bakıyordu ki, sanki ‘Neden?’ diye sorar gibiydi. “Çok yoruldum, biraz bekle!” dedim. Yarağı dimdik duruyordu, inmesin diye biraz okşadım. Yine onu içimde istiyordum, ama domalacaktım, o şekilde daha iyi sikiyordu. Önünde domaldım ve arkama geçmesini istedim. Diz çöküp tekrar sikini tükürükleyip içime öyle bir girdi ki, gerçekten bayılacağım sandım. Hem acı, hem zevk ikisi biraradaydı. Bu sefer bütün kontrol ondaydı ve istedigi gibi sikecekti. İlhan sanki az önce onu yarı yolda bıraktığım için intikam alır gibi, beni sıkıca belimden kavrayıp sert ve hızlı bir şekilde sikmeye başladı. Ben yine doruktaydım. İlhanın nefes alışları hızlanmıştı ve son hamlesini yaptığında, içimde bir yerlerin yırtıldığını hisettim, ama aldığım o zevk bana hiçbir şeyi umursatmıyordu. Dölleriyle yine içimi doldurmuştu. Ben uzanınca, yarağı içimdeyken o da üstüme yığıldı kaldı. Biraz dinlendikten sonra hemen banyoya gittim. İçimdeki dölleri çıkarmak için çömeldiğimde, döllerle karışık biraz da kan aktığını gördüm. Elimi amıma attığımda, amımın kıç tarafına yakın yerinde çok kötü yanan bir bölge hissetim. Amımı yırtmıştı, ama beni de dünyanın en mutlu kadını yapmıştı. Ertesi gün kaynanam eve gelmişti. Ondan sonraki gün de, amcalarının komadan çıktığını ve hayati tehlikeyi atlatığını ögrendik. Çok sevinmiştik. Kocam da eve gelmişti. O gece kocam benimle sikişmek istiyordu, ama amımın genişliğini hisetmesinden korktuğum için yalan söyledim, “Sen gittiğin gün adet oldum, daha iki gün yok sana birşey!” dedim. İki gün geçmişti ve amım normalleşir gibi olmuştu ve kocamla sikişebilirdim artık. Kocam, “Bu gece çok ateşlisin! O kadar sulandın ki, içine girip çıkarken hissetmiyorum bile!” dedi. Kocamın üzerine çıkıp, onu kudurttum. “İn, boşalıyorum!” demesine rağmen daha çok hızlanıp, kocamın içimde boşalmasını sağlamıştım. Artık her şey tamamdı, İlhandan hamile kalsam da, kocam kendisinden olduğunu sanacaktı. 3 gün sonra İstanbul’a döndük. Şimdi 13 aylık nur topu gibi oğlum var :)) 

Ankara escort
Ankara escort bayan
Escort Ankara

küçük efendim

Teyzemin berrak adında 16 yaşında bir kızı vardı. Onun kölesi olabileceğimi hiç düşünmemiştim. Ama artık onunda kölesiyim. Bu köleliğim ise şöyle başladı. Teyzemler bir gün bize gelmişlerdi. Annemlerle dışarı çıkacaklardı ve bende evde olduğumdan Berrak’ı bana bırakmışlardı. Ben sırtım ağrıyordu ve yere uzanmıştım. Berrak hemen yanımda koltukta oturuyor ve konuşuyorduk. Bir ara berrak mutfağa bir şey almaya gidecek oldu. Geçerken karnıma basıp geçti. Ben hiçbir şey demedim. Tahrikte olmuştum. Berrak dönüşte tekrar karnıma basarak geçip oturdu. Fakat bu onunda hoşuna gitmişti. Çünkü az sonra tekrar bir şeyler almaya gider gibi yapıp karnıma basıp geçti. Ben buna hiçbir şey demiyordum. Dönüşte bu kez karnıma bastı fakat geçmedi. İki ayağıyla zar zor dengesini sağlayarak üzerimde duruyordu. Bana baktı ben hiçbir tepki vermedim yine. Bunun üzerine o göğsüme geçti ve sağ ayağını kaldırıp “yüzüne basayım mı” dedi gülerek. Ben yine tepkisiz kaldım. O ise “basarım bak” diyordu. Dediğini yaptı ve ayağını önce yüzüme değdirip çekti. Bir tepki vermediğimi görünce bu defa ayağını iyice yüzüme yerleştirdi ve yüzümün her yerinde gezdirmeye başladı. Yüzümün her yerine ayaklarını sürtüyordu. Gittikçe daha sert bastırıyordu. Nihayet ayaklarının altında tüm gücüyle ezmeye başladı. Bir süre böylece devam ettikten sonra ben ağzımı biraz fazlaca açtım. Ağzıma sokmasını çok istiyordum. Ve az sonra istediğim olacaktı. Berrak ayağını yavaş yavaş ağzımın üzerine getiriyordu. “Ağzına sokayım mı” dediğinde içimi sevinç kapladı fakat yine tepkisiz kaldım. O ise yine önce korkarak ağzıma sokup çıkardı. Ardından da ayağını sokabildiği kadar ağzıma soktu. Bir yandan da “yala yala” diye söylenmeye başlayınca acayip tahrik oldum ve dayanamayıp bileğinden yakaladım. O ise çok korktu ve düştü. Ama ben ayağını bırakmıyordum. Sokabildiğim kadar ağzıma sokup yalıyordum. Berrak bir yandan ağlarken bir yandan da ayağını bırakmam için diğer ayağıyla yüzümü tekmeliyordu. Çok korktuğu belliydi. Fakat ben bırakmıyor ayağını sürekli yalıyor dilimi oynattığı parmaklarının çevresinde gezdiriyordum. Nihayet 4-5 dakika sonra bıraktım. Berrak hala ağlıyordu. Ben yine hareketsiz kaldım.4-5 dakika benden uzakta kaldıktan sonra yine yanıma geldi. Bu kez ağlamasının acısını çıkartacaktı. İlk yaptığı suratıma sert bir tekme atıp kaçmak oldu. Canım yanmıştı. Bir tepki vermediğimi görünce yine yanıma yaklaştı ve yüzüme ard arda tekmeler atmaya başladı. Sonunda burnum kanamıştı. Fakat ben yine hareket etmiyordum. Yine ağzımı açtım ayağını sokması için fakat o gelip eğildi ve ağzıma tükürüp kaçtı. Tepki vermeyince yine gelip ard arda ağzıma tükürdü. Sonra girişe yöneldi. Ben ne yapacak diye beklerken ayakkabılarını aldı ve yanıma gelip göğsüme oturdu. Sonrada ayakkabılarının birini ağzıma sokup arkasından bastırmaya başladı. Sanki ayakkabılarını yedirmeye çalışıyordu. Bu sırada da yala yala diye bağırıyordu. İki ayakkabısını da uzun süre ağzıma sokup çıkardıktan sonra üzerimden kalktı.Bende doğruldum ve berrak’a bu olanları kimseye anlatmazsa istediği zaman onun ayaklarını öpüp kölesi olacağımı söyledim. Oda kabul etti. Fakat ayaklarını öpmemi istedi. Bende zevkle eğilip ayaklarını öptüm ardından da ayakkabılarını elime alıp bir güzel yaladım. O gün belki de en küçük efendinin kölesi olmuştum. O günden beridir de berrak bize geldikçe ayaklarını öpmeyi ve onun emirlerini yerine getirmeyi sürdürüyorum. Şu anda berrak 16 yaşında ve liseli harika bir kız. Tabi ki hizmetimi onun emriyle onun arkadaşlarına da sürdürüyorum

kalin kemer

Kalın Kemer Ben orta okul ve lisede iken, dönem 80 ’lerin sonu idi. O dönemde, elbette 80‘lerin modası hakimdi. Yani modada abartının olduğu dönem. Büyük yakalı gömleklerin, Degaje yakalı kazaklar ve devasa kalınlıktaki kemerler pek moda idi. Tabi, ben bir erkek olduğum için, bayanlara ilgim vardı. Ama onların giyim tarzı beni sanki daha fazla etkiliyordu. Orta okulda ve lisedeyken, bayan öğretmenler büyük çoğunluk ile kalın kemer takardı. Ben, bir bayanın ince belinde kalın kemer gördüğüm zaman bu benim aşırı hoşuma giderdi. Hatta giderek artan bir zevklenme safhasına girer, mastürbasyon yapmak isterdim. Bayanlar devasa büyüklükteki degaje yakalı kazaklar da giyerlerdi kışın. (Aslında günümüz modası da 80 lere dönüyor… şenlik var…) Ben bu degaje yaka ve kalın kemer ikilisini bayanların üzerinde gördüğümde çok etkilenirdim. Nedenini o zamanlar çocuk olduğum için açıklayamıyordum. Tabi eğer bu bir fetiş ise, ben fetişin ne olduğunu o zamanlar bilmiyordum. Doğal olarak, ben kalın kemer ve dimdik yakalı kazak giyen bir bayandan bu kadar etkilenmem ile barışamamıştım. Seneler sonra barışabildim, çünkü fetiş denilen şeyin utanılacak bir şey olmadığını, adeta matematik formülü gibi şematik, psikolojik, bir takım zihinsel zevklere ve nedenlere bağlı olduğunu, ve benim için bir esaret olmadığını kavradım. Ama o zamanlar bunları bilmiyordum. O zamanlar, bir bayan öğretmenimi kapkalın bir kemer ile gördüğümde felç olmuş gibi çakılıyordum. Belki o bayan için sadece bir gösteriş aksesuarı idi kalın kemer, ama, benim için değildi. penisim kaya gibi sertleşirdi. Hele derse giren bayan hoca kalın kemer takmış ise, ve hatta, dimdik yakalı kazak üstüne kalın mı kalın kemer takmış ise, o zaman siz tahmin edin artık. En arkada otururdum şansıma. Pantolon üzerinden az sallamadım penisimi. Az attırmadım pantolonumun içerisine. Böyle iki hocamız vardı. Bir tanesi Türkçe öğretmeni idi. Bu türkçe öğretmeni çok güzel ve bakımlı, genç bir bayandı. O kadar çok sık kalın kemer takardı ki, artık kadının kemer koleksiyonunu ezberlemiştik. Vücuda yapışan ve dize kadar inen elbiselerinin üzerine çok da kalın olmasa bile, (8 cm nasıl?) oldukça kalın kemerlerinden mutlaka takardı. (Bütün sınıftaki erkekler de ona takmak isterdi.) Evet, kesinlikle yalnız değildim. Tüm sınıf ondan etkilenmişti. Elastik kemer, deri kemer, Süet kemer derken, ben de fırsatı kaçırmıyordum. kadın dolaşıp ders anlatmayı severdi. Bir yandan da elleri ile kemerini okşamayı ihmal etmezdi. Sen misin öyle yapan… Ellerinin kemerini ve kalçasını… Ben en arkada oturuyordum. Yanımda iri yarı arkadaşım oturuyordu. Benim ne yaptığım ile ilgilenmiyordu. Daha doğrusu, görmüyordu. Yavaş yavaş penisimi sallamaya başladım. Zevkin doruğa çıkışının tadını keyifle yaşadım. Bakışlarımı kadının kemerinden, göğüslerinden, ellerinin kemerini ve kalçasını okşamasından alamadım. Ve yüzümde salak bir ifade, kimsenin görmediği en arkada dişlerim birbirine kenetlenmiş, orgazm kasılmalarının etkisi ile ileri geri gidip gelmeye başladım. Pantolonuma boşaldım. Kalın kemer takmayı düzenli sürdüren bir başka hocamız ise, İngilizce hocamız idi. O daha çok kazak üzerine kalın kemer takardı. Çeşitli kalın kemerleri vardı. Bir gün kendisini bir öğrenciyle konuşurken gördüm. İki eli de kemerinin üstündeydi. Kemerin bir ucu 5 cm kalınlığında, diğer ucuna doğru kalınlaşarak gidiyordu ve kalınlığı 15 cm oluyordu. Yani kadına soldan bakınca 5 cm kemer takıyormuş gibi görüyordum, ama sağdan bakınca 15 santimlik kalınlığı görünce yürek hopluyordu. Bir gün bu kıyafetle derse girmişti. Zaten derse gireceği saati heyecanla beklemiştim. O da kemerini düzeltiyor, okşuyordu. Ben yine o güzelim deri kemerin ihtişamı ile küçük dostumu titretmeye başladım. O titredikçe ben de kasıklarımdan penisimin ucuna doğru ilerleyen zevk dalgasının zevkini çıkarttım. Ve donumun içine hatırı sayılır şekilde attırdım. Bugün kalın kemer takmış bir bayan arkadaş gördüğümde yine bana büyük zevk verir. ..

kolejli burcu

Kolejli Burcu Selam millet. Beni daha önce şeyma ile yaşadıklarımdan hatırlıyorsunuzdur. Bu sefer de size orta okulda başımdan geçen bir olayı anlatacağım. Orta okulu kolejde okumuştum. Kolejdeki kızları bilirsiniz, hepsi bir karış etekle gelirler okula. Öğretmenler falan da kızmaz, sağolsunlar.