selma hanım

Selam ben Ankaradan İsmail 28 yaşındayım eşim resim öğretmenidir özel bir galeride resim sergisi vardı sergi salonunda resimler 14 gün süreyle sergilenecekti eşim okulda olduğundan mesai çıkışında ben gidiyordum sergi hazırlıklarını yaparken isminin Selma olduğunu öğrendiğim 45-48 yaşlarında 165 boyunda hafifi sarışın şık ve bakımlı sorumlu bayan vardı sergi hazırlıklarında bayağı haşır neşir olmuştuk serginin açılış kokteylinde sohbet ederekden bayağı yakınlaştık.hafta içerisinde iş çıkışı bende gidiyordum ve Selma hanımla sohbet ediyorduk pekde gelen yoktu serginin 4 günü saat 18.30 gibi galeriye vardığımda görevliler gitmiş sadece Selma hanım vardı üzerinde kahverengi pantolonlu bir takım vardı ayağında çok yüksek topuklu sivri burunlu bir çizme vardı konuşurken rahatsız gibi duruyordu bende hayırdır neyiniz var dedim ayakkabı ayağını vurduğunu ve çok rahatsız ettiğini söyledi bende çıkarıp rahat olun bu saatten sonra kimseler gelmez dedim oda çıkarmağa çalışdı ama çıkaramadı ben yardım edeyim dedim sandalyeye oturdu of escort yere çömeldim ama çıkmıyordu bende bacağını ters olarak bacaklarımın arasına aldım ve zorla çıkardım sonra isterseniz biraz masaj yapayım dedim ayıp olmazmı dedi bende rica ederim ne demek dedim diz çöküp ayağını avuçlarıma aldım masaj yapmağa başladım Selma hanım gözlerini kapatmış duruyordu . Ben bu sefer baldırına doğru hafifçe çıktım gözlerini açtı bana baktı tekrar kapattı bende devam ettim 30 dk kadar sürdü neyse ben bıraktım bana tatlı bir ses tonuyla teşekkür etti 20.00 gibi galeriyi kapatıp çıktık. Ertesi gün tekrar gittiğimde Selma hanım harika bir makyaj yapmış bu sefer etek giymişti beni görünce İsmail bey hoş geldin dedi bende tokalaştım ama elimi bırakmamışdı Ortalıkta kimseler yoktu çalışanları erkenden göndermiş bana hemen ayaklarım çok ağrıyor dün çok iyi geldi bir daha masaj yaparmısnız dedi bende tabii dedim bu sefer kendi odasına geçtik bir saniye dedi odadan çıktı galerinin kapısını kilitleyip onikişubat escort geldi benimde kafamda şimşekler çaktı koltuğuna uturdu ayakkabıları çıkardı bende diz çöktüm ve ten rengi çorabın üzerinde ayaklarına masaj yapmağa başladım gözlerini kapattı bacaklarını hafifçe araladı kırmızı dantelli külotu gözüktü bu esnada benimki ayaklanmaya başladı ayaklarından baldırına çıktıkça bacağını daha da açmağa başaldı hafif hafif dudaklarını yalamağa başladı diğer ayağını aldım direk baldırından başlayıp bacaklarına doğru çıktıkça bacaklarını iyice aralıyordu masaj yapa yapa külotuna kadar geldiğimde hafif ıslandığını gördüm nefesimi amına doğru verdikçe göbeği kalkıp iniyordu elimin birisini göğsüne koyup okşayınca birden irkildi ve ohhhh diye kısık şekilde ses çıkardı ayağa kalkıp da dudaklarından öpünce resmen bana saldırdı dudaklarımı dilimi resmen yiyordu 10 dk yakın dudaktan öpüşdükden sonra hızlıca beni soydu ve sikimi ağzına aldı resmen yiyordu kaldırdım misafir koltuğunun üzerine geldik onu elimle soyduktan sonraa dudaklarından ayaklarına kadar her yerini öpüp okşadım ardık dayanamıyordu ne olursun hadi artık sok diye ordu escort yalvarıyordu koltuğun üzerine sırt üzeri yatırıp bacağının birisini altıma diğerini omzuma alıp sikim başını hafif hafif amının dudaklarına sürttüm belini hafif hafif oynatıp bir an içine almak istiyordu hafif başını sokupda birden köküne kadar sokunca ahhhhhhhhh deyip tırnaklarını sırtıma geçirdi amı sıcacık ve harikaydı 10 dk gidip geldim 2 sefer orgazm olmuştu hala asaletini bozmamış tek kelime kötü söz çıkmamıştı bu sefer 4 ayak üzerine getirip beline sarılıp sikmege başlayıp da yumurtalarım şap şap diye ses çıkarınca kudurmağa başladı kökle aslanım sik beni oh her gün sik beni diye mırıldanıyordu geliyorum deyip sikimi çıkarır çıkarmaz harika kalçasının üzerine boşaldımmm hemen kalkıp kalçasını temizledi gelip sikimi ağzına aldı sanki damarlarımdaki kanımı emiyordu tekrar kaldırınca masanın kenarına oturdu bacaklarını açtı hafif geriye doğru yaslandı ben arasına girip de soktuğumda bacaklarını belime dolayıp kendine çekmeğe çalışıyordu bende pompalarken o harika göğüsleri emiyordum 5 dk böyle gidip geldikten sonra koltuğa ters olarak dizlerinin üzerine geldi bende ayakta kabak gibi çıkmış amına tekrar soktum kafasını koltuğa dayamıştı belinden tutup sertçe sikmege başladım geçir daha derine ohh doyur diye haykırarak tekrar orgazm oldu bende geliyorum dedim çıkarma içime attır doldur dedi içine haykırarak boşaldım amından hem onun hem benim meniler akıyordu külotunu geçirip bunu saklıycam dedi eğilip sikimi yalayarak temizledi kuçagıma oturup biraz daha öpüşdükden sonra gençle şikişmek ne harikaymış beni arada birde olsa sik ne olursun dedi bende tamam dedim. Giyindik beni arabasıyla eve bırakıp gitti.

atölyedeki elif hanım

Benim hikayemde en az herkesinki kadar gerçek. Sıcak yaz günleriydi. imalathane sorumlusu olarak işe başladığım işyerindeki kendi büromda yalnız kalmıştım. Henüz 23 yaşındaydım ama bu ilk iş tecrübem değildi. 4 Katlı imalathanede benim bulunduğum kat yalnızca saat 4 ile 6 arasında dolardı. Bu saatlerde gün boyu hazırlanan mallar paketlenir işlemin ardından yine aynı katta bulunan banyolarda işçiler duşlarını alıp evlerine giderdi. Çalışanların çoğu aynı mahallede oturuyordu. Ambalaj işini bayanlar yaparken diğer katlarda erkekler makinelerin ertesi gün için bakımlarını yapardı. Jaluziyi açıp onları seyretmeye başladım. Çalışanlar 20 ila 45 yaş arasında 10-15 bayandı. İşleri gereği eğilmek kalkmak en olağan hareketti. Üzerlerinde iş üniformaları vardı. Ama elifin üzerindeki forma sanki formadan çok ölçüsü alınıp yapılmış bir elbise gibi çok hoş duruyordu. Kısa kollu.Göğüsten V yakalı. O sırada eğilip yerden ambalaj kağıdı alıyordu. Aman allahım İçine giydiği kırmızı külot beyaz formadan alenen görülebiliyordu. Ben kendimi kaybetmiş onları seyrederken onlarda beni görebiliyordu ama bu utangaç, mahcup ve beyefendi davranışları ile temayüz etmiş gencin aklına yanlış düşünceler gelebileceğini akıllarına getirmiyorlardı sanırım. Bu durumdan bende pek hoşnut olmadım açıkçası. İstanbulda bekar hayatı yaşamaktaydım. Akranlarım gibi olağan bir aşk hayatım ve hatta bekar yaşamanın avantajları nedeniyle daha aktif bir seks hayatım vardı. Odamın kapısı açıldığında ben hala bu düşüncelerdeydim. Elif oğlunu hastaneye götürmek için vizite kağıdı almaya gelmişti. Oturmasını rica ettim. Ben vizite kağıdını hazırlarken oda meraklı gözlerle odayı inceliyordu.Sanırım yeni duş almış ve doğru dürüst kurulanmadan gelmişti. Kaşeye uzanırken kalemliği masanın diğer tarafına düşürdüm. Eğildi toplamaya başladı. Cam masadan eğildiği anda vücudunun bütün kıvrımları ortaya çıktı. Gözlerimi kaçırmaya çalışıyordum ama artık imkansızdı. Çünkü terli sutyenini takmaya bile lutf etmemiş, şansa bana sergilemekte idi. Kendisini izlediğimi fark ettiğinde elini göğsüne kapayarak eğilmeye başlamıştı. Kendimi çok suçlu hissetmiştim. Belki bu duyguyu amirlerime karşı hissetmek hakkımdı da astlarıma karşı hissetmek mevkimden yararlanıp onlardan faydalanma arzusu gibi gelmişti bana. O an dilimden süzülen “özür dilerim” sözüne bir anlam verememiş edasıyla gözlerime bakıyordu. Ne için dedi. Boş ver dedim, yutkunarak. Evrakını uzattım. Alırken gözlerime bakarak “siz çok özel birisiniz dedi. neden dememe fırsat vermeden inşallah İstanbul sizi bozmaz dedi ve odadan çıktı. Bir anlam verememiştim. Acaba özrü kabahatinden büyük dedikleri duruma mı düşmüştüm, yoksa çok mu çaylak bir intiba bırakmıştım. Ondaki izlenimim ne oldu bilmiyorum ama ben kendimi çok aptal hissetmiştim. İlerleyen günlerde bu durumu fazla sorun etmedim. Taaki ilk ihracatımız için mesai yapılan akşama kadar. Gece işçiler mesaiye kalacaktı. İdari kadroda benden başka bekar olmadığından başlarında ben kalabileceğimi söyledim. Odamda internete girip ilginç siteleri dolaşıyordum. Sanırım biraz fala kaptırmışım kendimi. Kapının açıldığını fark ettiğimde çok geçti. Çünkü elif elinde yemek tepsisi ile içeri girdiğinde benim elim pantolonumun üzerinden sikimi ovuşturmaktaydı. Bu cam masa şimdide beni zor durumda bırakmıştı. Yemeğinizi getirdim dedi. Ama görüyorum ki sizin açlığınız başka dedi. O anda başımı kaldırıp ona sert bir ifadeyle baktım. Yağız hırsız misali oradan öylemi görünüyor dedim. Benden bu ukalaca tavrı beklemeyen elif özür dilerim dedi. Yemeği masaya bıraktı. Çıkmak üzereyken seslendim. Oturmasını rica ettim. Ve yemeğime başladım. O yemeğini yemiş arkadaşlarının yanına dönmek üzereydi sanırım. Ben amacımı aştım galiba, kızacağınızı düşünmüyordum dedi yanakları kızarırken. Ben kadar olmasa da ortaokula giden oğlu vardı. Belkide bana yaklaşım tarzı bu değildi. Kızmadığımı söyledim. Ama bu yaşananlar bu haliyle arkadaşlarına iletilirse hakkımdaki intibaları zarar görebilirdi. O mahcup genç gitmiş tamamıyla duruma hakim bir delikanlı gelmişti yerine. Elif sence yaptığım çokmu anormaldi dedim. Aksine çok olağandı ama dedi. Sizi ben dahil herkes kafasında öyle tasavvur ediyorduk ki, sanki siz cinsellikten arınmış bir rahiptiniz bizim gözümüzde. Bende hayretler uyandıran bir yanıda kelimeleri çok düzgün ve seçerek kullanmasıydı. Kenar mahalle atölyelerinden birinde bir madam gibi. Sormaktan kendimi alamadım. Eşim öğretmenlikten malulen emekli dedi. Geçirdiği trafik kazası onu tekerlekli sandalyeye mahkum etti. Eşimin maaşı yetmiyordu iki çocuk yetiştirmeye. Maalesef bana sağlayabildiği tek imkan bol bol okuyabilme şansı oldu. O bir tarafta ben bir tarafta kitap okur dururuz. Sonradan kazanılmış bir alışkanlık ama pek fazla sosyal aktivite şansımızda yok dedi. İşinin başına dönmesini bu kadar uzun kalmasının yanlış anlaşılabileceğini söyledim. Güldü. Sizden kimse şüphe etmez dedi. Hatta sizden kocam bile şüphe etmez, çünkü sizden onada bahsettim. Tam bir beyefendi olduğunuzu oda biliyor dedi. Teşekkür ettim. O odadan çıktığında ben yine kendimle hesaplaşmaya başlamıştım. Halbuki dışarıdaki ben çok farklı biriydim. Hovarda çapkın hatta pervasız. Oysa işyerimde kostüm değiştiriyordum. Belki yöneticilikte bu profesyonellikti belki de sahtekarlık. Uyandığımda saat gece 1 sıralarıydı. Çalışanlar mesaisini bitirmiş yine her zaman olduğu gibi evlerinin mesafesine göre duşlarını almaktaydılar. Hatta bir kısmı duşunu alıp çıkmıştı. Elif sırasını beklerken ortalığı toparlıyordu. Ne kadarda zarif hayranlık uyandıran bir bayandı. Halbuki işyerinde çalışan daha genç ve alımlı kızlarda vardı. Ama ben mesafeyi ayarlamakta zorlanmıyordum. Ona karşı hissettiklerimin daha farklı oluğunu o an anlamıştım. Odamdan çıkıp onlara teşekkür ettim. Siz çıkmıyormusunuz dediler. Aslında çıkmalıydım ama bu saatten sonra eve gitmenin bir anlamı yoktu. Burada kalıcam bu gece dedim. Diğer katların ışıkları sönmüş sadece duşta birkaç kişi kalmıştı. Odama döndüm. Duştaki son personellerde çıkınca dolaptan havlumu aldım. Bu ilk fabrikada kalışım değildi. Bu gibi durumlara karşı hazırlıklıydım. Artık herkes çıkmıştı. Bende sisli banyolardan birine girip şofbeni açtım. Uyurken her tarafım tutulmuş bir halde oflayarak banyo yapmaya başladım. O sırada aklıma gündüz gördüklerim geldi. Kendime hakim olamıyordum. Yeni tıraş ettiğim sikim uyanmaya başlamıştı bir anda. Anlaşıldı, onun istediği olacaktı. Otuz bir çekmek için en ideal mekan biz erkekler içindir banyodur. Şartlar oluşmuşken bende elifi düşünerek mastürbasyon yapmaya başladım. Onun süt rengi göğüsleri aklımdaydı da göğüs uçlarının rengi ve şekli hakkında tercih yapmak benim fantezi gücüme kalmıştı. Konu sıkıntısı çekmeden otuz bir çekince boşalmak fazla zaman almıyor. Ama ben boşaldığımda sanki gerçekten onunla birlikte olmuş gibi yorgun düşmüştüm. Küvetsiz duşların köşesinde duran tabureye yığılıp kalmıştım. Kollarım bir yanda, bacaklarım bir yanda ve tabiki sikim bir yanda, sıcak su üstüme vururken gayet salaş bir vaziyette öylece gözlerimi kapatmıştım. Suyun kesilmesiyle gözlerimi açtım. Aman allahım oda ne elif karşımda duruyordu. Yüzünde donuk bir ifade beni seyrediyordu. Affedersin dedim. Her yanım tutulmuştu. Sızıp kalmışım dedim. İçeri girdi, gömleğinin yakasını geriye katladı. Göbeği başımın hizasında, uzanıp omuzlarıma masaj yapmaya başladı. Ben şoktan şoka giriyordum. Hiç konuşmadım bir müddet. O sırtımı kollarımı boynumu her yanımı ovmuştu. Bunu yaparken sanki dantel işliyordu. Elimi nihayet üzerine kapattığım ufaklık birden irkilmeye başladı. Bu iş burada durmalıydı. Teşekkür ederim dedim. Yeterli artık. Teşekkür etmek istiyorsan kendini içeri girdiğim anki gibi rahat bırak dedi. Kaç zaman oldu bir erkeği kendi ellerimle ve haz alarak yıkamayalı dedi. Sadece yıkamak mı? dedim. Bu afiyetle yenmiş güzel bir yemeğin üstüne alınan tatlı gibidir, bir bayana dedi. Yemek yememişte olsam tatlı için teşekkür ederim dedi. Uzun eteği ıslak dizlerimde ıslanmıştı. Yukarı doğru katladı. Kaldığı yerden devam ediyordu. Diz kapaklarının bir karış kadar üzerine kadar kaldırmıştı. Şimdi ben eğilmiş onları seyrediyordum. Uzandım dizlerini ovmaya başladım. Ellerini daha bir yavaş, daha bir vurgulu kullanmaya başladı. Başım üstündeki göğsü bir körük gibi inip kalkar olmuştu. Daha yukarılara doğru çıktım. Yapma dedi. Lütfen. Ben onu dinleyebilecek durumda değildim. Lütfen dedi diliyle dişi arasında cılız bir ses tonuyla. Neden dedim. Daha fazlasını yapamam dedi. Ben durmuyordum. Çocuklarım dedi. Onlara karşı saygımı kaybederim. Zaten yaptığım tamamen basitlikti derken ellerini vücudumdan çekmişti. Ayağa kalktım. Hiç konuşmadan gözlerine baktım. Kaçırmıyordu artık gözlerini, Kaçırsa da gözyaşlarını saklayamazdı. Artık oda farkındaydı dönüş olmadığının. Dudaklarımız birbirine kenetlenmiş dillerimiz dans ediyordu yangın yerinde. Ellerimiz özgürlüğün tadını çıkarıyordu vücutlarımızda. Boynuna doğru indim. Kendini duvara yasladı. Gömleğinin düğmelerini açmama yardım etti. Evet o süt beyaz göğüslerinin başında geniş bir çerçeve içinde yavru ağzı rengi uca doğru koyulaşıyor, fındık büyüklüğü uçlarda son haddini buluyordu. Öyle bir azgınlıkla öpüyordum ki onları sanki bu ilk deneyimimdi. Her yerini bir an önce yalamak yutmak istiyordum ama ağzım bir taneydi. Yavaş yavaş göbeğine doğru indim. Başımı elleri arasına alıp aşağı doğru bastırmaya başladı. Kaç zamandır kın kılıç görmemiş kın gibiydi. Yalamaya başladım. O sağ bacağını yana doğru açmış tek ayak üstünde duruyor, diğer bacağıda resmen titriyordu. Evet artık kendinden geçmiş dilimi derinliklerine doğru saldığımda ağzıma çağlayan gibi boşalmıştı.Ben yalamaya devam ettim. Lütfen dedi. Fazla vaktim yok. Bir an önce kavuşmak istiyorum sana dedi. Eline aldığı aletimi ağzına götürdü. Kaldırmak için çabalaması gerekmiyordu. Zaten zıpkın gibi olmuştu. Arkasını dönüp ellerini duvara yasladı. O dudaklarını ısırırken ben derinliklerine doğrulmaya başlamış bir taraftan da sırtını öpüyordum.Ne kadar sürdü bilmiyorum ama o bir kaç kez daha boşalmıştı. Sonra birlikte banyo yaptık. Devam etmek istedim başka zaman dedi. O başka zamanlarda yaşadıklarım yaşattıklarım ve hatta kocasının yaşadıkları başka bir hikayenin konusu olacak. Selamlar.

ayşegül hanım

Oldukça sıkıntılı geçen lise hayatım esnasında değişik kız arkadaşlarım oldu ve bu kızlarla her ne kadar cinsel açıdan mutlu olduysam da maalesef aşk acısı her zaman için yüreğimin içinde bir yerlerde asılı kaldı. Maddi yönden bunalımlı geçtiği için lise yıllarında çalışmak zorunda kaldım. Bu sayede bir çok değişik ortama girip çıktım ve bu kadar karmaşık ortamlar bana paranın yanında insanlara karşı girişken olmak gibi özelliklerde kazandırdı. Üniversite sınavımı kazandığım sene ailemden de tamamen koparak bambaşka bir hayata başlamış oldum. Okullar açıldığında ilk kez üniversitede derse girmenin heyecanı yeni ama yepyeni bir ortama dalmış olmanın gizemi beni çok mutlu etti. Ancak maddi sorunlar beni burada da yalnız bırakmamış ve çalışmaya itmişti. Uzun uğraşlar sonucunda çeşitli büro malzemeleri pazarlayan bir şirkette iş buldum ve bu sayede okulumun olduğu şehirde de iş hayatının o sıkıntılı ve bunalımlı yüzünü gördüm. 20 yaşın verdiği heyecanların büyük bir kısmını yaşasam da, kızlar tarafından yüzüstü bırakılmış olsam da inancımı hiçbir zaman kaybetmedim.Üniversitedeki ikinci senemin sonunda hem çalıştığım şirkette mutluydum hem de derslerim sorunsuz bir şekilde devam ediyordu. Tabi ki bu karmaşıklık içerisinde derslerden ve işimden başımı kaldıramadığım için sadece çalışma çevremle sınırlı kalmış ve uzun bir zaman kadınsızlığa mahkum olmuştum. Beklentilerimi karşılamadığı sürece kimseyle beraber olmamak için söz vermiş olsam da elimden gelen bir şey yoktu. Evde mastürbasyon yapmak 21 yaşında bir insana bir yerden sonra ağır gelmeye başlıyor.Çevreme baktığımda okuldaki kızlar ya erkekler arasında paylaşılmıştı ya da gözü çok yükseklerde olan kızlar karşıma çıkıyordu. Bende mecburen şirketten insanlara yönelmek zorunda kaldım. Gerçi burada da bazı sorunlar vardı çünkü çevremde ki kişiler genellikle benden yaşça büyüktü. Avantajımsa yıllarca çalışmam sonucunda hayatın içinde yoğrulmam sayesinde kazandığım olgunluktu. Şirkette hiçbir şeye hayır demeden her konuda maksimum performans göstermeye çalışıyor ve giderek satış sayımı yükseltiyordum. Şirketin sisteminde pazarlamasını yapmakta olduğumuz büro malzemelerini ekip çalışmasıyla satıyorduk. Daha açık ifade etmek gerekirse yaptığımız görüşmelerde bir bay, bir bayan olmak üzere iki kişi tarafından gerçekleştiriliyordu. Eğitim sürecinde şirketin en çok satış yapan kişisi yeni geleni yetiştirmekle yükümlü olduğundan bende bu konuda profesyonel olan Begüm Hanımla randevulara gitmeye başlamıştım. Kadınsızlık o kadar başıma vurmuş olacak ki; iki çocuğu olan, 42 yaşındaki bol selüloitli dul Begüm Hanım bile ilgimi çeker hale geçmişti. Yukarda da belirttiğim gibi eğitim süreci sonunda yavaş yavaş performansımı artırdım ve üst üste ayın elemanı seçilmeye başladım. Bu sayede yaşam tarzımda değişmeye başlamış yüksek satışlarımın getirisi olan yüksek primler yaşam standartlarımı yukarıya çekmişti. Dikkat çekmiş olacak ki herkesle çok yakından ilgilenen Didem Hanım (Pazarlama Müdürü) beni çaylaklardan sorumlu konuma getirdi. Bu sayede Begüm Hanımın işini de elinden almış oldum. Yeni gelenler artık benimle beraber görüşmelere geliyorlar ve eğitimlerini tamamen benden alıyorlardı. Başlangıçta kolay gözüken bu eğitimler giderek zorlaştı ve ağırlaştı. Şirketin daha da büyümesiyle daha fazla personel alımına karar verildi. Dediğim gibi bay-bayan şeklinde görüşmelere gidildiği için bir numara ben ve iki numara Begüm Hanım gelen erkek ve bayanları paylaşıyorduk. Eğitimini tamamlamış olduğum Suna, Begüm Hanımın yetiştirmesi Farukla beraber görüşmelere başlamıştı ve bana yeni olarak Ayşegül gelmişti. Sıra Ayşegülün eğitimindeydi. Her ne kadar çalışma arkadaşım olduğu için yan gözle bakmak istemesem de Ayşegül çok güzel bir kızdı ve 22 yaşın verdiği olgunluğu bir hayli gösteriyordu. İlgi çekici olması şirkette bir çok dedikoduya sebep oldu. Bir çok arkadaşım bizi birbirimize yakıştırıyordu ancak ben sadece eğitmenlik görevimi yapıyor ve Ayşegüle karşı yaptığım hareketlerde elimden geldiğince dikkatli davranıyordum. Ne zaman ki randevu alınsa ve görüşme için dışarıya çıksak arabaya bindiğimiz andan itibaren yanımızda şirketten birisi olmadığından hem Ayşegül hem de ben doğal davranabiliyorduk. İkimizin de öğrenci olması aramızda konuşabileceğimiz daha fazla konu yaratıyordu. Çok hızlı öğreniyor olması da kısa süre içinde eğitimin biteceğini gösteriyordu ve ben artık Ayşegüle o kadar bağlanmıştım ki eğitimin bitmesini istemiyordum. Durum yönetimin de dikkatini çekmiş olacak ki Didem Hanım tarafından uyarıldım. Bunun üzerine Ayşegül de kabul edince eğitim görevimi bıraktım ve ekip sistemine geri döndüm. Tabi ki ekip arkadaşım Ayşegül oldu. Bu sayede çok iyi anlaştığım bir ortağa sahip oldum. Zamanla ona karşı olan hareketlerim de değişmeye başlamıştı. Sanırım uzun zaman sonra aşk kapımı çalmaya başladı diyordum ki aşık olduğumu Ayşegülün hastalanması kendime kanıtlamama olanak sağladı. Dehşet moral bozukluğu içerisinde onu görememenin üzüntüsüyle gripten kurtulmasını bekliyordum.Ayşegül mühendislik fakültesinde okuyan ve derslerinde o da benim gibi başarılı bir öğrenciydi. 1,65 civarında boyu ve 55-60 civarında da kilosu olan dehşet sempatik bir insandı. Beraber çalışmaya başladıktan sonra satış performansımızın artmasında onun bu sempatikliğiyle müşterileri etkilemesinin de büyük payı vardı.Yaklaşık üç aylık ortaklık dönemi boyunca ben artık kendimi tamamen ona adamıştım. Her şeyi beraber yapıyor ve birbirimizden başka kimse yokmuş gibi yaşıyorduk. Öyle ki randevularımızı bile evlerimizden alıyor ve şirkete hafta da bir uğrayarak ya ödeme yapıyorduk ya da maaşlarımızı alıyorduk. Ben Ayşegüle açılmak istiyordum ama içimde sürekli olarak, onun beni bir arkadaş gibi görmesi ve reddetmesi korkusu vardı. İşin kötü tarafı bu durumda bir daha benimle görüşmek istemeyebilir ve ben onsuz yaşayamazmışım gibi geliyordu. En sonunda tüm cesaretimi toplayarak görüşmeden çıktıktan sonra yemek yemeğe gittiğimiz sırada akşam ne yapacağını sordum. Niyetim akşam en uygun fırsatta içimde ki tüm duyguları ona söylemekti. Müsait olduğunu söyleyince beraber takılalım mı diye sordum ve olur cevabını aldığım da gözlerim de oluşan pırıltıyı fark etmemesi sanırım ki imkansızdı. Yemeğimizi yedikten sonra bara gittik sohbet etmeye başladık. Bana hiç boşluk bırakmıyordu. Sözü alma imkanım zerre kadar olmadığı için cesaretim de kırılmaya başlamıştı. Bu düşünceler içerisinde hiç bir şey söyleyemeden geceyi bitirdik. Şirketin bize vermiş olduğu arabayla oradan ayrılırken evi uzak olduğu için size gidelim dedi. Bir sonra ki gün yapacağımız görüşme de zaten benim evime çok yakındı. Tekrar onu arabayla alıp geri dönmek çok mantıksız olacaktı. Şirkete bunu anlatmamız pek mümkün değildi ve benzin parasını bizden isteyebilirlerdi. Ben bir u dönüşüyle kendi evime doğru yönlendim. Daha önce de benim evimde kalmıştı. Bu yüzden kapıyı açınca zaten aramızda ki samimiyetinde verdiği rahatlıkla istediği gibi içeriye girdi. Ben içeriye gidip elimi yüzümü yıkarken içerden ocakta bir şeyler yaptığını duyuyordum. Çay koyduğunu söyledi. Salonda oturduk ve sohbet etmeye başladık. İçkinin getirdiği rahatlık ikimizde de vardı ve az da olsa dilimiz sürçüyordu. Her sürçmede kahkalara boğuluyorduk. Her kahkaha benim Ayşegüle biraz daha hayran olmama sebep oluyordu. Hayatımda gördüğüm en güzel gülücükleri büyük bir keyifle seyrediyordum. Çay demlenince mutfağa geçti ve çaylarımızı koyup getirdi. Sonra da yanıma oturdu. Birer sigara yaktık ve sessizliğe büründük ikimizde. Karşı duvarda ki resme bakıyordum ancak onun bana baktığının da farkındaydım. Zamanımıdır değil midir soruları kafamda dolanırken o sigarasını bitirmiş çay bardağını sehpaya koymuş benim kucağıma uzanmıştı bile. Birbirimize bakıyorduk ki ben, kendimin de hala anlayamadığım bir şekilde Ayşegül seni seviyorum.” dedim. Hiçbir tepki vermedi. Sadece suratıma bakıyordu ve gözlerini içinde ufakta olsa bir ışıltı vardı. Yavaşça doğruldu ve kafasını göğsüme koydu, sanırım bu olumlu bir karşılıktı. Bir süre öylece bekledikten sonra “Karşılıksız değil.”dedi. o anda yüzüme bakıyor olsaydı benim suratımdaki kocaman gülümsemeyi görmüş olacaktı.Eğildim ve kaç zamandır aşık olduğum kızın dudaklarına bir öpücük kondurdum. Ateş gibi yanıyordu. Bu sefer o boynumdan tuttu ve aşağıya doğru çekti. Yıllarca birbirini görmemiş deli aşıklar gibi öpüşmeye başladık. Üzerinde görüşmeden çıktığımız için siyah bir kumaş pantolon ve mavi bir gömlek vardı. Gömleğini tamamlayan mavi kemik gözlüğünü çıkarıp sehpaya koydum. Onu kaldırdım ve kucağıma oturttum. Bu şekilde daha rahat gidiyordu her şey. Saçlarında ki benim almış olduğum tokayı çıkardım ve sedef gibi saçları dağıldı. Öpüşmemiz daha da ateşli bir şekilde devam ediyordu. Ellerim sırtında yukarı aşağıya gidip geliyordu. İyice gevşemişti. Ellerimi yavaş yavaş sırtında karnına getirdiğimde hafifçe sarsıldı. Terlemeye başlamıştı. Gömleğini pantolonunun dışına çıkardığımda kafasını boynuma doğru eğmiş ve boynumu öpmeye başlamıştı. Aşağıda ki düğmelerinden başlayarak sabırla gömleğinin düğmelerini çözüyordum ki birden uykudan uyanmış gibi kendini geriye çekti ve yüzü kıpkırmızı olmuş bir şekilde daha önce hiç kimseyle bundan öteye gitmediğini hem korktuğunu hem de utandığını söyledi. Başını önüne eğdi ve öylece beklemeye başladı. Bacakları aralanmış bir şekilde kucağımda oturuyordu. Hareketli olmamız zaten uzun zamandır kadınsız olmamdan dolayı çok çabuk tahrik olmama sebep olmuştu. Pantolonumun önü kabarıktı. O da oraya kilitlenmişti zaten. Bakıyordu ama kafasının içerisinde bin bir farklı düşünce geçiyordu. Belliydi ki ahlak sorunu yaşamaktaydı. Bu süreç daha fazla uzarsa ahlaki değerleri üstün basacağı için sevdiğim kızın çenesinden tutup, suratını yüzüme doğru kaldırdım. Yüzündeki kızarma geçmişti. Birbirini seven insanlar arasında gerçekleşebilecek böyle yakınlaşmaların çok doğal olduğunu ve onu kullanmak gibi bir niyetimin olmadığını uzun uzun açıkladım. Sonra belinden kavrayıp kendime doğru çektim ve yanağına bir öpücük kondurarak. Boynuna kaydım. Yavaş hareketlerle boynunu öpüyordum. Başta dirseklerini kilitleyip mesafe koyuyordu ancak tekrar gevşedi ve kendini üzerime doğru bıraktı. Ben kaldığım yerden boynunu öperken bir yandan da düğmelerini çözmeye devam ediyordum. Onun ilk kez benimle bu kadar ileriye gidiyor olması ve ürkekliği şehvetimi katlıyor, isteğimi yukarılara doğru çekiyordu. Gömleğini çıkardığımda siyah sutyeni üzerinden cesur keşifler yapmaya başladım. Göğüsleri artık sutyenini zorlamaya başlamıştı. Üzerine eğildim ve sutyenin üzerinden ufak dil darbeleri yapmaya başladım. Elimle kopçayı arıyordum. Kopçayı buldum ancak açmak içerisinde bulunduğumuz pozisyonda imkansız gibi bir şeydi.. Ellerimi tuttu ve açmama yardımcı oldu. Sanırım zamanla utangaçlığını yenecekti. Ürkütmemeli ve onu yavaş yavaş kadınlığa hazırlamalıydım. Eski ilişkilerim bana belki de en çok bunu öğretmişti. Asla cinsel açıdan bir kadına yüklenme ve aceleci davranma. Göğüsleri tamamen ortaya çıkınca bir portakaldan az daha büyük tepelere doğru dilimle bir hamle yaptım. Uçları şişmişti ve sızıntı yapıyordu. Yuvarlak göğüslerini yalarken kafasını geriye doğru atmış dengesini kurmak içinde ellerini bacaklarımın üzerinde dayamıştı. Karnı, tahrik dozajı arttıkça, her dil darbemde şişip tekrar iniyor ve terliyordu. Dehşet bir zevk aldığı belliydi. Bir şeyler yapmak istediğini gözlerini gözlerime diktiğinde anladım. Kendimi geriye doğru bıraktım. Ne yapacağını bilmeyen bir insanı izlemek her zaman zevkli olmuştur. İlk önce üzerimdeki gömleği çıkardı. Sonra yapmak istedikleri kafasından geçiyordu ama harekete geçmekte sıkıntı duyuyordu. Her halinden belliydi. Korkuyordu. Benimse önümde ki kabarıklık daha da büyümüştü. Yardımcı olmamı ister gibi gözlerimin içine bakıyordu. Şirkete ilk geldiği günlerde ki eğitim sürecinin bir benzerine ihtiyacı vardı. Ellerini tuttum ve kabarıklığımın üstüne koydum. Ürkerek bekliyordu ve dudaklarını yalıyordu. Fermuarımı açmasını söyledim. Dediklerimi yapmaya başladı sırasıyla. Fermuarımı açınca boxerımın altında hareketlenmiş olan sikim rahatlamıştı. Boxerımın düğmeleri arasındaki boşluktan parmağını soktu ve aletimle tanışmış oldu. Artık susmuştum ve ona bırakmıştım her şeyi. Bu kadar yardım yeterliydi. Her zamanki gibi zekasını kullandı ve yapması gerekenin kemerimi çözmek olduğunu anladı. Kemerimi ustaca çözdü onu koltuğa bırakıp ayağa kalktım. Pantolonumun düğmesini açtı ve aşağıya doğru sıyırdı. Sikim bir ok gibi boxerın içinde ileriye doğru atıldı ama hala kıyafetlerin engeli vardı. Boxerımı aşağıya indirdiğinde gözlerinin önünde yarağım duruyordu. Çekingen bir şekilde bakıyordu. Belimi çok az ileriye doğru ittirdim ve sikim suratına yaklaşmış oldu. Ellerini açtım ve sikimi içerisine yerleştirdim. İlk kez eline bir organ alıyordu ve şaşkınlığı her halinden belliydi. Öpmesini istedim. Midem bulanır diyerek reddetti. Yapamam dedi. Kısacası klasik çekingenlikler. Ne olacağını bilememenin korkusu. Ayşegülü mutlu etmek istiyordum. İstediklerim onun isteklerini haline gelmeliydi. Ancak bu şekilde mutlu bir cinsel yaşam kurabilirdik. Sazı elime alma zamanının geldiğini düşündüm. Onu ayağa kaldırdım. Öpüşmeye başladık yeniden. Kalçalarını sıkıyordum. Her sıkışımda kasılıyor ve inliyordu. Bir anda pantolonunun düğmesini açtım. Buna hazır değildi ama benimde dayanacak gücüm kalmamıştı. Artık onu istiyordum. Pantolonunu aşağıya doğru indirdim. Arkadan kalçalarını okşamaya başladığımda yeniden gevşedi ve inlemelerine devam etti. Sutyeni gibi siyah olan külotunun arka tarafını kalçalarının arasında ki çukura yerleştirdim ve yukarı çektim. Bu hareket külotunun dantelli ön kısmının ıslanmış olan amına sürtünmesini sağladı. Derin bir oh çekti. Bende bundan güç alarak külotuna asıldım ve yırtarak yere attım. Eşitlenmiştik, çırılçıplak bir şekilde salonun ortasında ayakta duruyorduk. Kanepeyi açtım ve onu yatırdım. Artık Ayşegül de zıvanadan çıkmıştı ve olacaklar umurunda bile değildi. Dokunmadığım anlarda bile hırıltılar çıkarıyor bacaklarını kasıp kasıp gevşetiyordu. Bacaklarını araladım ve yalamaya başladım. Hayatında ki ilk oral tecrübesini yaşıyordu. Sıkılmadan her halinden yeni tıraş edildiği belli olan amcığını yalıyordum. Elleri başımın arkasındaydı ve hem bacaklarının arasına kafamı bastırıyor hem de saçlarımı çekiştiriyordu. Bir ara gözlerimi kaldırdığımda elleriyle bızırını sıktığını gördüm. Dilimle bızırına doğru kaydım, bir yandan da baş parmağımla göt deliğine baskı yapıyordum. İki yerden de zevk aldığı kanepeyi tırnaklamaya başlamasından belli oluyordu. Çığlıkları iyice artmıştı. Yalamayı bıraktım ve parmağımla amcığına bastırırken göbeğine doğru kaydım ve deliğini yalamaya başladım. Kasılmaya başlamıştı. Sonra yavaşça göğüs uçlarını dillemeye başladım. Çıldırmıştı. Elim zevk sularıyla sırılsıklam olmuştu. Bende artık sikimi bacaklarına sürtmeye başlamıştım. Yarağımın sıcaklığını hissedince duraksamadan sikimi avuçladı ve sıvazlamaya başladı. Sarsılarak boşalmaya başlamıştı. Amını parmağımın üstüne daha çok bastırıyordu. Orta parmağımla göt deliğini buldum ve sulanmış amından akan sıvılarında yardımıyla göt deliğine sokmaya başladım. En başından beri kapalı tuttuğu gözleri acıyla beraber bir anda açıldı. Ona verdiğim güven o kadar fazlaydı ki acı çekmesine rağmen hiç sesini çıkarmadı ve ileri geri gitmeye devam etti. Biraz sonra rahatlamıştı ve acı yerini tamamen zevke bırakmıştı. Üst üste durmadan yaşadığı ikinci boşalmayı tamamlamıştı. Hala sikimi sıvazlıyordu ve başı mosmor olmuş sikim artık patlamak üzereydi. Üzerinden kalktım ve kanepeye sırt üstü yattım. 69 pozisyonun da onu da üzerime aldım. Ne yapmaya çalıştığımı anlamamıştı ama karşı da koymuyordu. Yine amını yalamaya başladığımda kafasını yukarıya kaldırdı ve bir çığlık daha attı. Doymak bilmiyordu. Sikim ellerinin arasındaydı. Ucundan akan sıvılar taşaklarıma kadar inmişti. Sıvazlamaları beni iyice azdırıyordu. Artık dayanamayacaktım. Al onu ağzına dediğimde ikiletmeden ağzını açtı ve derin bir kuyuda düşmeye başladım. Parmaklarım bızırıyla oynarken ben kafamı kanepeye koydum ve Ayşegülümün sımsıcak ağzında gidip gelmeye başladım. Çok acemice yalıyordu. Dişleri batıyordu. Dişlerinin battığını söyleyince daha dikkatli yalamaya başladı. Emmesini istedim. Tüm gücüyle sikimi sömürüyordu. Artık dayanma gücüm kalmamıştı, hissediyordum. Yine emmeye başladığı sırada birden patladım. İlk fışkırmam aşkımın boğazına doğruydu, sonra sikimi ağzından çıkardı. Şaşırmıştı, beklemiyordu. İkinci fışkırmada yüzüne doğru olmuştu. Peş peşe gelen patlamalarım sonunda üzerime yığıldı kaldı. İkimizde yorgunluktan bitkin bir vaziyetteydik. Bana döndü ve gülümsedi. O gülümseme hayatımda gördüklerim arasında beni en mutlu edeniydi. Çünkü aşkımı ilk denememde mutlu etmiştim. Bebeğim çekingenliğini üzerinden atmıştı. Yüzündeki döllerimi parmağımla topladım ve ağzına parmağımı verdim. Emdi ve yuttu hepsini. Suratı biraz buruşmuştu ama erkeği için her şeyi yapmaya hazırdı. Kafasını göğsüme koydu, gözlerini kapadı. Sikim hala elindeydi ve okşamaya devam ediyordu.

Esenyurt escort
Ataköy escort
Avcılar escort

Patronum Mine Hanım ile Zevk Dolu Anlar

Aylarca işsiz kaldıktan sonra, bir arkadaşımın tavsiyesiyle eleman arayan bir firmaya görüşmeye gittim. Bir emlak firmasıydı. Görüşmeye benden başka üç kişi daha gelmişti. Bekleme salonunda beklerken, sekreter kız, elinde bir dosyayla geldi ve: “Tayfun gelsin dedi”. Beni çağırıyordu. İçeri girdim. Nefis bir sarışın kadın vardı karşımda. Aylarca işsiz olunca, aylarca kadınsız olmuştum züğürtlükten. Geneleve gitmemiştim uzun bir süre. kadını görünce sikim kalkmaya başladı. Utanmıştım. Allahtan kadın oturmamı söyledi ve bana bir sigara uzattı. Sigara kullanmadığım halde aldım ve içtim. O sarışın bana zehir verse reddetmezdim. Kısa bir mülakattan sonra işe alındım. Patronum sarışın kadın Mine hanımdı. Mine hanım bana hiç iyi davranmıyor, herkesin içinde beni azarlıyordu. İşten ayrılmayı çok istedim ancak yapamadım. Patron Mine HanımÇünkü yaşamak için para gerekiyordu. Bir gün Mine Hanımla birlikte, bir ev satmaya gittik. Satılık evi müşteriye gösterdik. Müşteri ve karısı evin sağında solunda kusurlar bularak evi almaktan vazgeçti. Satsaydık iyi bir komisyon alacak ve aylarca rahat edecektim. Olmadı. Mine hanım bana müşterileri arabayla bırakmamı ve dönmemi istedi. Müşterileri bırakıp geldikten sonra, Mine Hanım, mutfaktaki asma tavanın arızalı olduğunu tamir edebilirsek kolayca satabileceğimizi söyledi. Ben de arızalı bölümün nerede olduğunu anlamaya çalışırken tam önümdeki Mine Hanımın geriye doğru kayarak bana dayandığını farkettim. Pardon diyerek geri kaçtım. Mine Hanım tekrar geldi ve dayandı. Allahım dedim içimden yine işsiz kalmak istemiyorum. Yine özür dileyip “kartonpiyer…” diyecek oldum, fakat Mine Hanım iyice dayanarak sağ eliyle yarağımı okşamaya başlamıştı bile. Artık ok yaydan çıkmıştı. Beyaz tişörtünün incecik askısı ile eşarpının arasındaki boynunu öpmeye başladım. İnleyerek bana döndü. Bu kez hafif aralanmış dudaklarına yapıştım. Aylarca çölde kalmış ve suya hasret bedevi gibi kadına hasrettim. “Tayfun…” diye inledi. Zaten fermuarımı açıp haşmetli yarağımı ağzına almıştı bile. Pembe dilinin yarağımın kafasındaki hareketleri beni öldürüyordu. Koltuklarının altından tutarak kaldırdım Bir yandan da boş evde Mineyi nasıl sikebileceğimi düşünüyordum. Kucağımdaki 50 kiloluk seksi kadının üzerindeki herşeyi çıkartmıştım. Akşam elindeki kesekağıdı ile eve dönmüş bir aile babası gibi dönüp duruyordum evin içinde. Kollarımdaki kadını mutfak tezgahına oturttum fakat yüksekte kaldı. Yirmidört cmlik penisim
Minenin amına yetmiyordu. Patronum Mine çevik bir hareketle tezgahtan atladı ve beni kplumdan çekerek banyoya götürdü. Banyoda sadece küvet vardı. Küvete ellerini koyarak domaldı ve “hadi koca taşaklım” diye inledi “geçir…” İyice tahrik olmuştum. Arkadan amına yarağımı ağır ağır soktum. “Yavaş” diye iniledi “yavaş ol aşkım” dedi. Kendisi de yardım edince yarağımın başı girdi. Köklemek istedim ancak Mine acıyla bağırdı. Yarağımı çıkardım. Hepsini alamıyordu. Boynundaki eşarpını çıkartarak yarağımın tam ortasına bağladı ve tekrar ellerini küvete koyarak domaldı. Bu kez eskisindaen daha sert bir şekilde amına daldım. Eşarpa kadar hakkım vardı. Birkaç kez gidip geldikten sonra Mine bağırmaya başladı. Bense korkmuştum. Daha önce kerhanede siktiğim kadınlar hiç böyle yapmıyorlardı. Mine sol bileğimi ısırmıştı. Ben de gelmek üzere olduğumdan acı duymadım ve yarağımı çıkartarak kalçalarına, beline ve ensesine kadar sırtına fışkırttım. Döndü ve son fışkırttığım spermleri duadaklarıyla yakaladı. Dizlerim titriyordu. Ne yaoacağımı bilemiyordum. Mine Hanım hızla giyindi. Çantasından bir miktar para çıkardı ve bana uzattı. “Al bunları” dedi “ve kendine başka bir iş ara. Çünkü senle aynı ofiste bulunursam, iş yapamam. Ama nerede çalışırsan çalış, gecelerin benimdir.” İşimi kaybettim ama çıtır pıtır bir sevgilim oldu. Yüreği büyük ama amı çok küçük

Ankara escort
kolej escort
Ankara rus escort

Ebru hanım ve kocasıyla doyasıya seviştim

Merhaba lezbiyen hikayeleri okurları, Ben Cansu. 24 yaşında, sarışın, 1.65 boyunda, 50 kilo bir kızım. Geçtiğimiz hafta yaşadığım işyeri seks hikayesini anlatmak istiyorum sizlere. Bir bayan kuaföründe çalışıyorum. Sürekli hemcinslerimin saçları, tırnakları ve makyajı ile ilgileniyorum. Her müşteriyle ayrı ayrı muhabbet edip onu dükkana bağlamamız gerekiyor. Yoksa o müşteri bir daha kolay kolay bize gelmiyor. Patronumuzun en çok dikkat ettiği konuda bu. Sürekli bizi gözetleyip müşterilerle diyaloğumuzu kontrol ediyor. Aramızda muhabbeti oldukça ilerletiğimiz ve sürekli bana gelen bir müşterim var. Ben olmadığım zamanlarda başka kimseye saçlarını elletmiyor. İsmi Ebru Hanım. Ebru Hanım 32 yaşında bir kamu kuruluşunda çalışan bir hanımefendi. Gayet tatlı dilli ve sempatik biri. Ebru Hanım 1.78 boylarında, 55 kilo civarında, esmer ve çok bakımlı biri. Ebru Hanımla gayet iyi diyaloğumuz vardı. Bana eşi ile yaşadıklarını anlatırdı sürekli. Ben saçlarıyla ve tırnaklarıyla ilgilenirken süreklide muhabbet ederdik. Müşterilerim arasında en çok konuşmaktan zevk aldığım kişide Ebru Hanımdır. Ebru Hanım’ın eşinin ismide Koray’dı. Hiç görmemiştim ama Ebru Hanım’ın anlatmalarına göre nasıl biri olduğunu tahmin edebiliyordum. Ebru Hanım’ın kuaförde işi bittikten sonra Koray Bey alırdı. Fakat hiç denk gelipte görmüşlüğüm olmamıştı.
Geçtiğimiz hafta sonu Pazar günü Ebru Hanım yine kuaföre geldi. Morali çok bozuktu. Koray Beyle tartıştıklarını ve evden bir sinirle çıktığını anlatıyordu bana. Pazar günü olduğu için kuaförde kimse yoktu. Paraya ihtiyacım olduğu için ben açıp kapatıyordum kuaförü Pazar günleri. Patron ve diğer elemanlarda tatil karabağlar escort yapıyordu o gün. Neredeyse 2 saat boyunca Ebru Hanımla dertleştik. Ben ona Koray Beyle barışmaları için telkinde bulunuyordum kendimce. 2. saatin sonunda Koray Bey Ebru Hanım’ı aradı. Ardındanda 20 dakika sonra kuaföre geldi. Kimse olmadığı için içeriye girdi ve Ebru Hanım’a çiçek verip özür diledi. Ben Ebru Hanımla koltukta oturuyordum. Bunlar sarılıp öpüşmeye başladılar. Koray Bey 1.80 boylarında, esmer, top sakallı ve oldukça karizmatik biriydi. İlk defa görmüştüm o gün. Bunlar birbirlerine sarıldığında bende çok sevinmiştim. Herkes için görülmesi gereken bir manzaraydı. Sarılmayı geçip deli gibi öpüşmeye başlamışlardı yanımda. Oldukça şaşkın ama mutlu bir şekilde izliyordum bunları. Koray Bey Ebru Hanım’ın boynunu yalamaya başladı. Artık şehvetle sevişmeye başlamışlardı. Ebru Hanım bana dönü ve elini uzattı. Anlamamıştım neden elini uzattığını. Kafasını kendinden emin bir şekilde sallayarak elimi tut tatlım dedi. O esnada Koray Bey hala Ebru Hanım’ın boynunu yalayıp elleriyle göğüslerini avuçluyordu.
Şaşkınlık içinde elimi uzattım. Ebru hanım elimi tuttu ve kendisine doğru çekti. Beklemediğim bir şekilde dudaklarımı öpmeye başladı. Kendisini ve eşini her zaman çok sempatik bulduğum için karşı koyamadım. Ayrıca hiç kaba gelmemişti o an. Dudaklarımı Ebru Hanım’a bıraktım. Şehvetle öpüyordu beni. Koray Bey gözümün önünde Ebru Hanım’ın göğüslerini dışarı çıkardı ve yalamaya başladı. Ebru Hanım bir yandan benimle öpüşürken bir yandanda elimi Koray Bey’in açtığı göğüslerine koydu. Okşamamı istiyordu. Bende bunların heyecanına kapıldım. Lezbiyen değildim ve Ebru Hanımla öpüşürken pek zevk almıyordum. karabük escort Ama biliyordum ki Koray Beylede sevişecektik. Ebru Hanım’ın istediğide buydu. Ben Ebru Hanım’ın göğüslerini okşarken Koray Beyde elini benim göğüslerime uzattı. İşte o an zevk almaya başlamıştım. Ebru Hanım kafamı tutarak Koray Bey’e uzattı. Koray Beyde beni öpmeye başladı. Elleri göğüslerimdeydi aynı zamanda. Bir anda kendimi Koray Beyle ateşli bir şekilde öpüşürken buldum. Ebru Hanımda Koray Bey’in gömleğini çıkarıyordu. Belliki bu muhabbet baya ilerleyecekti. Ama karşı koymayacaktım. Çünkü bende uyarılmıştım o an. Biz Koray Beyle sevişirken Ebru Hanım Koray Bey’in vücudu yalıyordu. Koray Bey’de üzerimdeki herşeyi çıkarmıştı. Elimi arkama atarak sütyenimi çıkardı. Göğüslerim Koray Bey’in dudaklarındaydı. Göğüs uçlarımı sertçe yalıyordu.
Koray Bey ellerimi alarak vücuduna koydu. Bana hadi sende katıl artık der gibiydi. Benim daha cesur ve daha aktif olmamı istiyorlardı. Ebru Hanım Koray Bey’in fermuarını açarak sikini dışarı çıkardı ve yalamaya başladı. Ben birileri gelebilir dedim ve kuaförün kapısını kitlemeye gittim. Pazar günü olduğu için gelen kişi dükkanı kapalı sanıp giderdi. İçeride rahatlıkla takılabilirdik bizde. Kapıyı kitledikten sonra yanlarına gittim tekrar. Altımda kot pantolunum vardı ama üzerimde hiçbirşey yoktu. Yanlarına gittiğimde Ebru Hanım Koray Bey’in sikini yalıyordu hala. Koray Bey sem sert olmuştu. Benimle öpüşmeye başladı. Ellerini göğüslerimi sıkıyordu. Ebru Hanım bana buraya gel Cansu dedi. Dizlerimin üzerine çöktüm. Koray Bey’in yarak kocaman olmuştu. Elimi uzatıp yarağı tuttum. Sonra istekli bir şekilde yalamaya başladım. Yaladığım en temiz yaraklardan biriydi. Koray Beyde Ebru Hanımda karakocan escort saçımı tutuyorlardı. Bende deli gibi sik yalıyordum. Ebru Hanım göğüslerimi yalamaya başladı. Ben yarağa yoğunlamıştım. Arkamı döndüğümde Ebru Hanım çırılçıplak olmuştu. Altında sadece kırmızı bir tanga vardı. Vücudu gerçektende taş gibiydi. Ebru Hanım elimi tutup muhabbet ettiğimiz koltuğa uzattı beni. Altımdaki kotu çıkardı. Altımda siyah bir iç çamaşırım vardı. Amımı yalamaya başladı. Koray Beyde koltuğa çıkarak ağzıma vermeye çalışıyordu. Ebru Hanım dilini çok iyi kullanıyordu. Amım sulanmaya başlamıştı. Koray Beyde o esnada çırıl çıplak olmuş ve kafamı tutup taşaklarını yalatıyordu bana.
Ebru Hanım koltuğa uzanıp bacaklarını açtı ve gel hayatım dedi Koray Bey’e. Koray Bey Ebru Hanım’ı sikmeye başladı. Öyle hızlı sikiyordu ki onları izlemek bile bana zevk veriyordu. Ebru Hanım zevk sesleri çıkarıyordu. Ebru Hanım beni tutup kendisine çekti ve göğüslerini yalamamı istedi. Koray Bey sikerken bende göğüslerini yalayıp avuçluyordum. Resmen kıvranıyordu Ebru Hanım. Koray Bey yarağını Ebru Hanım’dan çıkardı ve beni domalttı. Bacaklarımı koltuğua koyup beni koltuğun üzerine eğdi. Kendiside ayakta ve yarağı dimdikti. Sulanan amcığımı yalamaya başladı. O yaladıkça ben kıvranıyordum bu sefer. Göt deliğimle amımı birbirine katmış yalıyordu. Ebru Hanım da Koray Bey’in yanına giderek kalçalarımı yalamaya başladı. İkiside beni domaltmış arkamdan yalıyorlardı. İçimden enteresan bir çift dedim. Ama hiç zevkimi bozmuyordum. Koray Bey ayağa kalkıp amcığıma yarağını soktu. Yavaş giriş yaptı. Daha sonra Ebru Hanım’ı siktiği gibi hızlanmaya başladı. Yarak içime girdikçe acı ve zevki karışık hissediyordum. 19 cm civarında kalın bir yarağı vardı. Koray Bey Ebru Hanımla beni değişmeli olarak sikti. Bir süre sonra beni sikerken aniden sikini çıkarıp Ebru Hanım’ın ağzına boşaldı. Sonra ikiside beni koltuğa uzattı ve amımı yalamaya başladılar. İlk defa iki kişi aynı anda amımı yalıyordu. Bugüne kadar çok nadir orgazm olmuştum fakat beni orgazm etmeyi orda başarabildiler.
Bende boşaldıktan sonra Ebru Hanım dudağıma bir öpücük kondurdu. Gülümseyerek sana ilk günden beri ısınmıştım dedi. Koray Beyde çok zevk aldığını bunu sürekli tekrarlamamız gerektiğini söyledi. Hepimiz üzerimizi giyindik. Ayak üstü biraz muhabbet ettikten sonra çıktılar dükkandan. Benimde halim kalmadığı için hemen arkalarından kuaförü kitleyip bende eve gittim. Hayatımda yaşadığım en enteresan günlerden biriydi benim için. Aradan bir hafta geçti. Ne Ebru Hanım tekrar dükkana geldi nede beni aradılar 1 hafta içinde. Kendime şaşırıyorum böyle bir ilişkiyi tekrar istediğim için. İçimi size dökmek istedim. Okuduğunuz için teşekkürler. Hoşçakalın

yasemin hanım 13

Sabah uyandığımda Sinan geldi. Üzerinde iş kıyafetleri vardı. Hafta sonuna kadar İstanbulda kalacakmış. Bana biraz harçlık verdi bende sikine güle güle dedim öperek. Dışarı çıkmaya korkuyordum. Salih beni bulursa çok canımı yakacaktı. Evde yiyecek bir şeyler olmadığından Jean ve t shirt giyerek dışarı çıktım. Hemen sitenin içindeki bakkala gidip alışveriş yaptım. Manavdan meyve alırken 50 yaşlarında bir beyefendi alışveriş yapıyordu. Muhabbet etmeye başladık. yeni taşındığımı söyledim. kıyafetlerimden durumumu anlamadı herhalde, o emekliymiş ailesi tatile çıkmış. Beni evine davet etti, nazikçe reddettim. Ama isterse bana bir şeyler içmeye gelebileceğini söyledim. Eve vardığımda yine heyecanlı şekilde masa kurdum ve Efeyi beklemeye başladım. Üzerime siyah dantelli bir gecelik içimede siyah tanga giydim. Ayaklarıma ince sivri topuklu terliklerimi geçirdim. Açık pembe ojeler hoşuma gitmedi. Daha seksi gözükmek için parlak kırmızı sürdüm. Tam ojelerim kururken kapı çaldı. Efe çok nazik 1 80 boyunda kır saçlı biriydi. İçeri girdi beni giyinmiş görünce şaşırdı. Çok yakışmış dedi ama şaşkındı.Ben kurduğum masaya davet ettim. İçkilerimizi alırken ona gecelik arasından frikikler veriyordum. Masa altından ayaklarımla pantolonunu okşarken ayaklarıma masaj yapmaya başladı. Ben çok tahrik olmuştum. Yanıma gelip kulağıma “Ne kadar seksi bir kadınsın sen. Seni elde etmenin yolları nedir?” dedi. Ben de şımarıkça “Ben nazlı ve pahalı bir kadınım” dedim. Güldük. Yanağıma bir öpücük kondurduğunda ürperdim.Nazikçe beni yarın akşam evine yemeğe davet etti, bende kabil ettim. Kalkıp kapıya yöneldiğinde çıldıracaktım. Öpüp ayrıldık. Tüm hevesim kursağıma kaçmıştı.Cep telefonum çaldı. Salihti açtım. “Ne yapıyorsun minik orospu beni nasıl terk edersin?” dedi. Bende “Canım çok yanıyordu. Kaçmak zorunda kaldım” dedim. Bana sert davranmayacağını ve eve dönmemi söyledi. Ben inanmıyorum dediğimde kızdı ve küfür etmeye başladı. Telefonu kapattım. Evde yalnızdım seksi kıyafetlerimle. Salih devamlı mesaj çekiyordu. Ona eğer buluşmak istiyorsa, lüks bir otelde buluşabileceğimi söyledim. Beş dakika sonra aradı ve adresi verdi. Üstüme normal içime seksi eşyalar giyip yola çıktım. Ben delimiydim. Salih beni öldürebilirdi, ama otelde olay çıkartamaz diye düşünüyordum. Otele vardığımda oda kapısına geldim. Kapıyı Salih açtı suratı ifadesizdi. Beni koltuğa buyur etti. Neden kaçtığımı çok sakin sordu. Bende canımın yandığını söyledim. O bana yaptıklarımın cezası dedi, ama ne kadar sürecekti ki bu ceza. Salih ayağa kalkıp kafamı okşamaya şefkat göstermeye başladı. Benim içim çekiliyordu. Yavaşça kulağıma “Hadi inat etme karıcığım canını yakmayacağım. Evimize gidelim” dedi. Hazır değilim deyince bozuldu ama kızmadı. Dudaklarıma yapıştı ve çılgınca öpmeye baladı. Ben inlerken fermuarını açtı ve beni ilk delen sikini çıkardı. Çok büyüktü ve yanıyordu. Elime alıp okşamaya başladım. Dillemiz birleşmişken, kalçalarımı okşuyordu. Beni yatağa yatırdı ve topuklu terliklerimi çıkarttı. Ayaklarımdaki kırmızı ojeleri görünce iç çekti. Ben parmaklarımı oynatırken cebinden bir yüzük çıkartıp sağ ayağımın ikinci parmağına taktı. Bu barışma hediyesi dedi. Ben dana barışmadık derken inliyordum. Hadi yavrum evimize gidelim diye ısrar ediyordu. Ben inleyerek olmaz dedikçe deliğimi yalıyor beni inletiyordu. Sonunda sikini deliğime sürttürmeye başladı. Artık dayanamıyordum. İçime ucunu sokup çıkarttı ve durdu. Ben inlerken ne oldu dedim. Evde yapmak istiyorum dediğinde, olmaz dedim ve toparlanmaya başladım. Suratı çok üzgündü. Biraz Zamana ihtiyacım var diyerek çıktım kaçtım odadan. Eve vardığımda Salih Tel etti. Bana ne zaman istersem dönmemi söyledi ve telde boşalmak istediğini söyledi. Yaklaşık bir saat telefonda inledim boşalttım onu. Seviyordum ama uzaktan…