Mahallenin bakkalı azgın bir aygır gibi sikti

Bilirsiniz her mahallenin kücük bir bakkalı mutlaka vardır.20 yasındaydım ve yasadıgımız mahalleye yeni bir bakkal acılmak uzereydi. Bakkal sahibi 35-36 yaslarında atletik yapılı cok hos bir adamdı.
İlk gordugum an cok etkilenmistim, üzerinde kolsuz bir body ve uzerine oturan cok hos bir kot pantolon vardı.Vucudunun butun hatları belliydi.Cıldırmıstım,onunla beraber olmak icin elimden gelen her seyi yapabilecegimi düsündüm. Aradan birkac hafta geçti ve bakkalı nihayet actılar.
Surekli ufak tefek seyler alma bahanesiyle bakkala girip cıkıyordum.
Kısa zamanda samimi olmustuk. İlgimi üstü kapalı bir sekilde belli etmeye calısıyordum, onunda bana karsı ilgili davranmaya basladıgını fark ettigim bir aksam saati,bakkalın kapanmasına yakın . tekrar yanına gittim.
Bakkalı kapattıktan sonra arka tarafta yalnız basına icecegini, istersem ona katılabilecegimi soyledi. Olur dedim ve bakkalı icerden kapattıktan sonra arka tarafa gectik. Depo tarzında bir odaydı ama bir kanepe ve tv vardı. Tv`de bir muzık kanalı actı, içmeye basladık.
Laf lafı actı,herseyden sohbet ediyor,bir yandan içiyorduk. İçtikçe ona olan . ilgimi belli etmeye basladım ve hic beklemedigim bir anda aniden dudaklarıma yapıstı. Cılgınlar gibi opusuyorduk.Vucuduna dokunuyor, oksuyordum.Uzerimi cıkarttı ve goguslerimi opup oksamaya basladı.
Bir yandan da bugunu cok uzun zamandır bekledigini soyluyordu. Bir anda ikimizde cırılcıplak kaldık ve kanepeye uzandık.Uzerimdeydi,cırılcıplak bedeni tum agırlıgıyla benim uzerimdeydi,nefes almakta gucluk cekıyordum.Her yerimi opup oksuyor,yalıyordu.
Aletlerimiz birbirine surtunuyor,surtundukce daha da sertlesiyordu. Yalayarak asagılara inmeye basladı,aletimi yalıyor emiyor arada birde deligime dil atıyordu. 69 pozısyonu aldık ve ikimizde birbirimizi yalayıp emmeye basladık.
Hayatımda gordugum en buyuk alete sahipti,cok uzundu ve bır o kadar da kalın,agzıma sıgmıyordu ama hepsini agzıma sokabılmek icin elımden gelenı yapıyordum.Gırtlagıma kadar agzımdaydı,aynı zamanda da guzel kalcalarını oksuyor,deligine parmagımı surtuyordum.O da benimkinin basını emiyor,
bir eliyle tasaklarımı avucluyor,diger eliylede deligime parmaklarını sokup sokup cıkarıyordu.Hissetmistim hayatımın en guzel sikisini yasatacaktı bana…
Bir anda kanepeye oturdu ve beni kucagına aldı,bır yandan opuyor bir yandan da koca aletini deligime surtuyordu.
“Oyle bir gecirecegim ki sana, bu geceyi asla unutamayacaksın” dedi. Dalga gecen bir tavırla “hic zannetmiyorum” dedim,iyice cıldırdı.Amacım onu daha da cıldırtmaktı.Oyle de oldu. Beni bir anda kucakladı ve ayaga kalktıgı gibi yuzu koyun kanepeye yatırdı ve neye ugradıgımı anlamadan soktu.
Acıyla karısık bir zevk duyuyordum. Bir yandan beni beceriyor bir yandan da benimle konusmaya calısıyordu.Sırtımı ısırıyor, emiyor,bir eliyle de sikimi, tasaklarımı oksuyor,avucunda sıkıyordu.Beni dondurup bacaklarımı omzuna aldı.İyice hızlanmıstı,ikimizde kan ter içinde kalmıstık.
Bir yandan bana 31 cekıyor bır yandan da gotumu hoyratca sikiyordu.Bosalmak üzere oldugumu soyledim,o da bosalmak uzereydi.Tekrar 69 pozısyonu aldık ve iyice şişmiş aletlerimizi birbirimizin agzına verdik.Cıglıklar icinde inleyerek birbirimizin agzına oluk oluk bosaldık ve hepsini yalayıp yuttuk.
Uzun bir sure uzerımde yattı ve sonra kalkıp yanıma uzandı.Birer sigara yakıp, koyun koyuna birbirimizi elde etmek için sarfettigimiz cabanın sonucunun bu kadar guzel olabılecegını hıc tahmın etmedıgımızı konustuk.Sabaha kadar defalarca becerdi beni.Artık mahallenin bakkalı,benim sevgilimdi…

Banka memuru koca yaraklı bir aygır çıktı

Merhabalar. Adım Zerrin, 47 yaşında, esmer ve dul bir kadınım. 2 yıl önce bir trafik kazasında kaybettiğim Fabrikatör Kocamdan kalan Fabrikanın yönetimiyle ben ilgilenmeye başladım.
 Kızım da Amerikada Üniversitede okuduğu için, 3 yıl boyunca tek başıma tüm zamanımı Fabrikanın işleriyle harcadım, ama malesef mizacım iş kadınlığına elvermediğinden ve parasal sıkıntım olmadığından sonunda Fabrikayı satmak zorunda kaldım. 
Kocam çok zengin biriydi, Fabrikanın haricinde daha birçok gayrımenkulden oluşan yüklü bir miras bırakmıştı. Takriben 1,5 yıldır da mirasla uğraşmaktan kendime hiç zaman ayıramamıştım. Parasal işlerimi Şişli taraflarındaki bir Banka şubesi ile hallediyordum. Küçük bir şube seçmemin sebebi, yüklü mevduatım olduğundan çok daha samimi ve kolay işlem yaptırmamdandı.
Bir gün yine gelen faizleri ve kiraları kontrol etmek için şubeye gittiğimde, yeni bir memurun işe başlamış olduğunu gördüm. Diğer çalışan 7-8 kişinin arasında hemen göze batıyordu. Çok yakışıklı bir gençti, 1.80 boylarında, temiz yüzlü, atletik yapılı biriydi. Görür görmez bayılmıştım. Şöyle bir ellerine baktım, yüzük filan yoktu, muhtemelen bekardı. 2 yıldır işten güçten başımı alamamış, ancak kendimi toplamışım, bir anda tahrik olmuştum, içim erimişti görünce. Müdüre hanımın yanında kahvemi içerken, hesaplarımı kontrol ettim.
Müdürehanımla konuşurken, öylesine işe yeni başlayan memurdan bahsettim. Müdüre hanım da sinsice gülümseyerek, “Evet yeni başladı, ismi Selim. Daha bekar ve üstelik sizin semtte oturuyor!” ? ) dedi. Neyse, ben kahvemi bitirdikten sonra şubeden ayrılıp eve döndüm. Ama kafama takmıştım bir kere, bu yeni gelen çocuğu daha yakından tanımam lazımdı…
Ne yaparım, nasıl yaparım diye düşünürken, aklıma birşey geldi.
Bankadakiler saat 18:00 de paydos ediyorlardı, akşam 17:15 gibi Müdüre hanımı arayıp, “Ah şekerim sorma, öğlen unutmuşum, bu akşam bir düğüne gideceğim, hediye almam lazım, bizahmet o yeni gelen memur çocukla bana 1.500 TL gönderiver, sana verdiğim vekaletten halledersin! Adı neydi, Selim miydi? Nasıl olsa bizim semtte oturuyormuş!” dedim. Müdüre hanım da, “Tamam, hemen yolluyorum!” dedi. Ben de hemen bir duş alıp bornozumu giydim ve Selimi beklemeye başladım. 15 dakika sonra Selim kapıyı çaldığında bornozla kapıyı açtım. Elindeki zarfı göstererek, “Müdüre hanım gönderdi…” dedi.
Parayı teslim aldığıma dair Makbuz imzalatması gerekiyordu. “Gel canım, içeri buyur!” diye salona aldım. Selim sıkıla sıkıla içeri girdi, parayı saydı uzattı. “Ah canım sana da zahmet oldu, ama görüyorsun halimi, hazırlanmam lazımdı, buyur geç, şöyle otur!” diye üçlü koltuğu işaret ederek oturtup, ben de hemen yanına oturdum. Ve o an bacak bacak üzerine atarak ilk frikiğimi verdim, neredeyse kalçama kadar bacaklarımı açtım, bornozun önü de baya aralık, göğüslerim olduğu gibi meydandaydı…
Selimin gözleri bir göğüslerimde bir bacaklarımdaydı. “Dur sana içecek birşey ikram edeyim, eh buraya kadar zahmet edip geldin…” dedim. Kalkıp iki bardak Viski doldurdum ve biraz daha yakınına oturdum. Artık kalçam Selimin bacağıyla temas halindeydi. Selim makbuzu imzalattıktan sonra Viskisini fondip yaptı ve göğüslerimle bacaklarımı süzerek, “Başka bir arzunuz varmıydı Zerrin hanım?” dedi.
Selimin önüne baktığımda siki neredeyse pantolonundan fırlayacak gibiydi, hiç düşünmeden elimi pantolonunun üzerinden sikine atıp kavradım, “Bunu istiyorum!” dedim ve dudaklarına yumuldum. Selim dudaklarımı koparırcasına öperken, benim de ellerim önce gömleğini sonra pantolonunu çıkartmakla meşguldü. Dudaklarım ve dilim Selimin ağzında, dillerimiz birbirine dolanmış vaziyette iken, Selimin elleri de göğüslerimi kavramış, okşamakla sıkmak arasında dolaşıyordu. O onda amımın suları şarıl şurul akmaya başlamıştı zaten…
Ben Selimin külodunu da bir çırpıda aşağı indirdiğimde, kazık gibi siki fırlamıştı. Hemen eğilip sikinin mantar gibi başını ağzıma aldım ve emmeye başladım. Elimi de taşaklarına attım, taşaklarını sıktıra sıktıra sikini emiyordum. Selim de boş durmuyor, elleri kah göğüslerimde kah kalçamda okşamalarına devam ediyordu. Bir anda kalkıp Selimin kucağına oturdum, sikinin başı göbeğime geliyordu. Dudaklarımız tekrar birleşmiş, şehvetle birbirini emip ısırırken, biraz kalkıp elimle Selimin sikini amıma denk getirip üzerine bıraktım kendimi.
O anda zevkten ölebilirdim, Selimin kazık gibi siki bir anda içime saplanmış ve tiz bir çığlık atmıştım. Dibine kadar aldıktan sonra yavaş yavaş oturup kalkarak kendi kendime gitgel yapıyordum. Müthiş bir şehvet Okyanusunda yüzüyordum sanki, her oturuşumda neredeyse çığlık atıyordum. Amımdan sular akmaya başladığında inleyerek birden hızlandım. Selim ise altımda resmen böğürüyordu. Tam gelmek üzereydim, birden hızla oturup Selimin sikini amımın içinde kasarak hapsettim ve sarsılmaya başladım…
Selim de, “Uuuaaoohhh, geliyorummm! diye inleyerek alttan kalçasını kaldırarak dahada derine girdi ve lavlarını içime boşaltmaya başladı. Tırnaklarım Selimin etlerine geçmişti neredeyse. İkimiz aynı anda gelmiştik ve ben bunca yıllık evlilik hayatımda hiç tadamadığım bir orgazm yaşıyordum. O vaziyette, siki içimdeyken bir müddet Selimin kucağında kaldım. Sehpadaki telefonum çalmaya başladı, Selimin kucağından inmeden telefona uzanıp cevap verdim. Müdüre hanım arıyordu, “Zerrin Hanım, Selim geldi mi?” dedi. Ben de titrek bir sesle, “Geldi geldi! Şu anda içerde!” dedim. Müdüre hanım da, “OK!” dedi kapattı…
Kalkıp Selimle birlikte duşa girdik. Yıkandık çıktık. “Hadi giyinip yemeğe gidelim!” diyerek lüks bir restorana götürdüm Selimi. Yemeğimizi bir şişe şarap eşliğinde yeyip tekrar eve geldik. Daha kapıyı kapar kapamaz Selime saldırdım, koridorda birbirimizi soyarak yatak odama geçtik. Beni sırtüstü yatağa atıp, direk amıma yumularak dillemeye başladı. Yatakta biraz döndü ve siki tam suratımın üzerine geldi. 69 olmuştuk.
Ben de onun sikini tutup emmeye başladım. Birbirimizinkini çılgınlar gibi emerken, o an bir kere orgazm oldum, sularım akmaya başlamıştı. Selimin siki kazık gibi olmuştu, ağzıma sığdıramıyordum. Sikini elimle kavradım ve iri göğüslerimin arasına aldım. Selim göğüslerimi biraz siktikten sonra dönerek kasıklarıma oturdu, üzerime eğilip göğüslerimi emmeye ısırmaya başladı. Dayanamıyordum artık, bacaklarımı açmaya başladım. Selim de üzerimden indi, ayak bileklerimden kavrayıp ayaklarımı omzuna koydu, nabız gibi atan sikini amımın dudaklarıma sürmeye başlamıştı.
 Zevkten çıldırıyordum, inlemelerim duvarlarda yankılanıyordu…
Az sonra Selimin sikinin santim santim amımın içine kaydığını hissediyordum. Tamamını içime köklediğinde bir çığlık daha atmıştım. Zira amım Selimin sikine göre dar geliyordu. Hele Selimin amıma geçirirken, “Ohhh yavrum, ne kadar dar amın var! Ben bu amı sabahlara kadar sikmezmiyim!” gibi konuşmaları benim aklımı tümden alıyor, daha çok tahrik oluyor ve kendimden geçiyordum.
Nasıl dediğime ben de şaşırıyordum, ama ben de Selime, “Sik koçum! Parçala amımı! Bu amın bundan sonra tek sahibi sensin! Sok erkeğim, bitir beni! Yerim senin o muhteşem yarağını!” gibi laflar ediyordum. Selim de daha sert ve hızlı basıyordu. Beni altında katlamış gibiydi ve sikinin baskısını taa midemde hissediyordum, ama buna rağmen ben de kalçamı ona doğru iterek dahada içime almaya çalışıyor ve “Sokkkk! Daha sokkk!” diye bağırıyordum. Kaçıncı orgazmım olduğunu sayamadım…
Selim beni evire çevire yarım saate yakın sikti. En son beni domaltarak gitgel yaptığında artık ben perişan olmuştum ve “Boşallll! Boşal artık erkeğim! Ben bitttimmm!” demiştim. Selim de daha da hızlanarak, “Geliyorummmm aşkımmmm!” diyerek içime fışkırmaya başlamıştı. Müthiş birşeydi! Tüm evliliğimdeki sikişmelerimin hepsinin toplamından daha çok zevk almıştım. Artık Selim benim erkeğim olmuştu.
O gece Selim bende yattı ve beni birde hiç sikilmemiş bakire götümden siktikten sonra uyuduk. Sabah erkenden Selim uyanmış ve amımı yalayarak beni de uyandırmıştı. Sabah sikişinden sonra o işe giderken, ben yatakta öylece kalakalmıştım. Öğleden sonra Şubeye uğradığımda Müdüre Hanım bana, “Hoşgeldiniz Zerrin hanım!” derken yüzünde muzip bir gülümseme vardı. “Zerrin hanım, umarım dün sizi memnun edebildik?” deyince, ben de aynı muzip bir gülümsemeyle, “Nasıl mutlu olduğumu bilemezsiniz, çok teşekkür ederim!” dedim.